fulminates - Türkçe İngilizce Sözlük

fulminates

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fulminates — Definition

Anlamı ve Tanımı:
patlamak, sert tepki göstermek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfʊlmɪneɪt/ – BrE /ˈfʊlmɪneɪt/)
Terim Türü:
Fiil: fulminate (fulminates – fulminated – fulminating)
Kimyada ani patlamayı, mecazda ise öfkeyle sert çıkış yapmayı tanımlar ve ani enerji boşalması çağrışımı taşır. Latince fulmen kökeni, yıldırım fikrini ani tepkiyle birleştirir.
Eş Anlamlılar:
explode, rant
Zıt Anlamlılar:
placate

"fulminates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fulminate f. ateş püskürmek
The politician used the conference to fulminate against the president.
Politikacı konferansı başkana ateş püskürmek için kullandı.

More Sentences
fulminate i. gürleme
fulminate f. parlamak
fulminate f. yasaklama getirmek
fulminate f. gürlemek
fulminate f. patlamak
fulminate f. infilak etmek
fulminate f. verip veriştirmek
fulminate f. patlatmak
fulminate f. yedi mahalleye duyurmak
fulminate f. zehir zemberek hakaretler etmek
fulminate f. haykırarak duyurmak
fulminate f. davulla zurnayla ilan etmek
fulminate f. otoriter bir tavırla kınamak
fulminate f. bağırarak ilan etmek
fulminate f. gümbürtü çıkarmak
fulminate f. yeri göğü inletmek
fulminate f. sert tepki göstermek
Teknik
fulminate i. patlayıcı madde
Medikal
fulminate i. fulminat
Patoloji
fulminate f. (hastalık) aniden alevlenmek
Kimya
fulminate i. fulminat
fulminate i. fülminat
fulminate i. fulminik asit tuzu
fulminate i. cıva fülminat
fulminate i. fulminik asit esteri
fulminate f. infilak etmek
fulminate f. patlamak
Eski Kullanım
fulminate f. gök gürleyip şimşek çakmak

"fulminates" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mercury fulminate i. cıva fülminat
fulminate against f. ateş püskürmek
Öbek Fiiller
fulminate against someone or something f. birini/bir şeyi ihbar etmek
fulminate against someone or something f. birini/bir şeyi şikayet etmek
fulminate against (someone or something) f. (birine/bir şeye) ateş püskürmek
fulminate against (someone or something) f. (birine/bir şeye) verip veriştirmek
fulminate against (someone or something) f. (birine/bir şeye) gürlemek
fulminate against (someone or something) f. (birine/bir şeye) patlamak
Teknik
mercury fulminate i. cıva fülminat
mercury fulminate i. cıva fulminatı
fulminate of mercury i. cıva patlayıcısı
Kimya
mercuric fulminate i. merkürik fulminat
fulminate of gold i. altın fülminat
fulminate of mercury i. cıva fülminat
Askeri
mercury fulminate i. patlayıcı cıva eczası