granny - Türkçe İngilizce Sözlük

granny

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

granny — Definition

Anlamı ve Tanımı:
nine
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɡræni/ – BrE /ˈɡræni/)
Terim Türü:
İsim: granny (grannies)
Büyükannenin sevecen ve gayriresmî adlandırmasını tanımlayan sözcüktür; sıcaklık ve yakınlık çağrışımı yapar. Grandmother kelimesinin küçültülmüş biçimi, aile içi hitap geleneğini yansıtır.
Eş Anlamlılar:
grandma
Zıt Anlamlılar:
granddaughter

"granny" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
granny i. nine
Do you really expect me to wear this granny skirt?
Gerçekten bu nine eteğini giymemi mi bekliyorsun?

More Sentences
granny i. babaanne
granny i. anneanne
Genel
granny i. büyükanne
I'll take the kids out to give Granny some peace.
Büyükanneyi biraz rahatlatmak için çocukları dışarı çıkaracağım.

More Sentences
granny i. ihtiyar kadın
A granny is the owner of this house.
Bu evin sahibi ihtiyar bir kadın.

More Sentences
granny i. cicianne
granny i. nene
granny i. acemice düğüm
granny s. büyükanneye ait
granny s. büyükanne ile ilişkili
granny s. büyükannelere özgü
granny s. yaşlı kadınlara özgü
Konuşma Dili
granny i. rahatsız edici derecede telaşlı kimse
granny i. aşırı titiz kimse
Tekstil
granny s. bol kesim, yüksek yaka, karpuz kol, uzun etek, fırfırlı ve dantelli süs gibi özellikleri olan (kadın giysisi)
Mimarlık
granny i. baca külahının üzerinde bulunan döner başlık
İngiliz Argosu
granny f. hezimete uğratmak/uğramak

"granny" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
granny knot i. acemice düğüm
granny's nitecap i. acemice düğüm
granny smith i. bir tür yeşil elma
granny woman i. ebe
granny's knot i. sağlam olmayan düğüm
granny woman i. ebelik eğitimi almış kadın
granny's knot i. acemice düğüm
granny [dialect] f. doğurtmak
granny [dialect] f. ebelik yapmak
Konuşma Dili
granny bashing i. yaşlılara yapılan kötü muamele
granny bashing i. yaşlı istismarı
granny pod i. evin yaşlı anne babası için ayrılmış olan bölümü
granny pad i. evde yaşlı anne baba için ayrılan daire
granny pad i. evin yaşlı anne babası için ayrılmış olan bölümü
granny pod i. evde yaşlı anne baba için ayrılan daire
go to granny's f. babaannelere gitmek
go to granny's f. dedelere gitmek
go to granny's f. anneanne ve dedeye gitmek
go to granny's f. babaanne ve dedeye gitmek
go to granny's f. anneanelere gitmek
(do) you kiss your granny with that mouth? expr. ağzına hiç yakışıyor mu?
(do) you kiss your granny with that mouth? expr. (küfürlü konuşanlara söylenir) bu ağızla mı büyük anneni öpüyorsun?
Deyim
granny flat i. evde yaşlı anne baba için ayrılan daire
granny flat i. evde büyük ebeveynlerin yaşaması için ayrılmış daire
granny flat i. evin yaşlı anne babası için ayrılmış olan bölümü
granny flat i. evin büyük ebeveynler için ayrılmış bölümü
granny flat i. evin yaşlanan ebeveynlere ayrılmış alanı/bölümü
Ticaret/Ekonomi
granny bond [uk] i. sadece emeklilik yaşının üzerindekilere verilen bir tür endeksli tasarruf makbuzu
Mimarlık
granny flat i. mevcut yapıya entegre edilmiş, yaşlı anne veya babanın ikamet edebileceği kendine yetebilen konut
granny annexe i. mevcut yapıya entegre edilmiş, yaşlı anne veya babanın ikamet edebileceği kendine yetebilen konut
Otomotiv
granny gear i. arazi vitesi
Denizcilik
granny's bend i. yanlış atılmış camadan düğümü
granny's bend i. bir tür sağlam olmayan düğüm
Medikal
granny [dialect] i. ebe
granny [dialect] i. hemşire
Optik
granny glasses i. tele benzer metal çerçeveleri genellikle burun kemiğinin altına inen oval mercekli gözlük
Botanik
granny's nightcap i. avrupa'da yaygın yetişen kısa çiçekli bir bitki
granny's bonnets (aquilegia vulgaris) i. avrupa'da yaygın yetişen kısa çiçekli bir bitki
granny's bonnets (aquilegia vulgaris) i. haseki küpesi
granny's nightcap i. haseki küpesi
granny's curls i. himalaya hanımeli
granny's curls i. himalayalar'a ve güneybatı çin'e özgü yaprak döken bir çalı
Argo
granny dumping i. yaşlı birini başından atma
granny dumping i. yaşlı birini terk etme (hastaneye/huzur evine)
granny dumping i. yaşlı birinden kurtulma (huzur evine/hastaneye gönderme)