| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | grenade i. | göz yaşartıcı bomba | ||
|
The police threw many tear-gas grenades at the protesters. Polis protestoculara çok sayıda göz yaşartıcı bomba attı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | grenade i. | el bombası | ||
|
The rifle was modified with a grenade launcher. Tüfeğe bir el bombası fırlatıcısı takılmıştı. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | grenade i. | el bombası | ||
|
The rifle was modified with a grenade launcher. Tüfeğe bir el bombası fırlatıcısı takılmıştı. More Sentences |
||||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | grenade i. | el bombası | ||
|
The rifle was modified with a grenade launcher. Tüfeğe bir el bombası fırlatıcısı takılmıştı. More Sentences |
||||
| Star Wars | ||||
| Star Wars | grenade i. | el bombası | ||
|
The rifle was modified with a grenade launcher. Tüfeğe bir el bombası fırlatıcısı takılmıştı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | grenade i. | (yangın söndürmek için kullanılan) uçucu kimyasallar içeren ve atıldığında patlayan cam şişe | ||
| Genel | grenade f. | (birine karşı) göz yaşartıcı bomba kullanmak | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | grenade i. | tüfek bombası | ||
| Argo | ||||
| Argo | grenade i. | zayıf çirkin kız | ||