hard-line - Türkçe İngilizce Sözlük

hard-line

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"hard-line" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hard-line s. sert
Symmachus' hard-lined face softened slightly, and his eyes glittered with new light, and he sighed.
Symmachus'un sert çizgili yüzü hafifçe yumuşadı, gözleri yeni bir ışıkla parladı ve içini çekti.

More Sentences
hard-line s. sertlik yanlısı
Are the hardliners getting the upper hand?
Sertlik yanlıları üstünlüğü ele mi geçiriyor?

More Sentences
hard-line s. sert
Symmachus' hard-lined face softened slightly, and his eyes glittered with new light, and he sighed.
Symmachus'un sert çizgili yüzü hafifçe yumuşadı, gözleri yeni bir ışıkla parladı ve içini çekti.

More Sentences
hard-line i. şanssızlık
hard-line i. talihsizlik
hard-line i. katı tutum
hard-line i. ödünsüz davranış
hard-line i. sert politika
hard-line i. kesin durum
hard-line s. uzlaşmaz
hard-line s. ödünsüz
hard-line s. katı
hard-line s. inatçı
hard-line s. katı tutumlu
hard-line s. uzlaşmaz
hard-line s. yobaz
hard-line s. ödün vermeyen
Sanayi
hard-line i. demonte ürün
hard-line i. parçalarına ayrılmış ürün
hard-line s. demonte edilmiş
hard-line s. parçalarına ayrılmış
hard-line s. demonte
hard-line s. parçalarına ayrılmış

"hard-line" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hard-line approach i. sert yaklaşım
hard-line approach i. radikal yaklaşım