hesitant - Türkçe İngilizce Sözlük

hesitant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hesitant — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tereddütlü
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈhɛzɪtənt/ – BrE /ˈhɛzɪtənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Karar veya eylem öncesinde çekingenlik gösteren durumu niteleyen sözcüktür; belirsizlik çağrışımı taşır. Latince haesitare, duraksama fikrini köke yerleştirir.
Eş Anlamlılar:
unsure
Zıt Anlamlılar:
confident

"hesitant" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hesitant s. kararsız
Tom seemed to be a little hesitant.
Tom biraz kararsız görünüyordu.

More Sentences
hesitant s. tereddütlü
The baby goat took a hesitant step forward.
Yavru keçi ileri doğru tereddütlü bir adım attı.

More Sentences
Genel
hesitant s. duraksayan
hesitant s. ikircimli
hesitant s. kuşkulu
hesitant s. ikircikli
hesitant s. duruksun
hesitant s. mızmız
hesitant s. mütereddit
hesitant s. tutuk
hesitant s. kendini tutan
hesitant s. geri duran
hesitant s. çekingen

"hesitant" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be hesitant f. ikirciklenmek
be hesitant f. tereddütte olmak
vaccine-hesitant s. aşı olmakta kararsız
Konuşma Dili
at first he was hesitant expr. başta tereddüt etti