high-level - Türkçe İngilizce Sözlük

high-level

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"high-level" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
high-level s. yüksek düzeyli
high-level s. yüksek rütbeli veya statülü kişilerden oluşan
high-level s. yüksek rütbeli veya statülü kişilerce yürütülen
high-level s. çok önemli insanları içeren (konferans, konuşma)
high-level s. çok önemli insanların katıldığı (konferans, konuşma)
high-level s. yüksek irtifada yürütülen
high-level s. yüksek irtifada gerçekleştirilen
Teknik
high-level s. yüksek düzey
Bilgisayar
high-level s. her talimatın veya ifadenin makine dilinde birkaç talimata karşılık geldiği (dil)
high-level s. program kodu yazmak için ingilizce benzeri kelimelerden oluşan (programlama dili)
Çevre
high-level s. çevreye son derece tehlikeli olan yüksek konsantrasyonlu radyoaktif bileşenler içeren (nükleer atık)
Askeri
high-level s. yüksek irtifadan gerçekleştirilen (hava savaşı)

"high-level" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Resmi
high-level language i. üst düzey dil
high-level language i. yüksek düzeyli dil
Ticaret/Ekonomi
high-level comparisons i. üst düzey karşılaştırmalar
Siyasal
high-level visit i. üst düzey ziyaret
high-level officers i. üst düzey yetkililer
nato high-level task force on conventional arms control i. nato konvansiyonel silah kontrolü üst düzey görev gücü
high-level panel of eminent persons on the post-2015 development agenda i. 2015 sonrası kalkınma gündemi konusunda seçkin kişiler üst düzeyli panel
high-level advisory group on climate change financing i. iklim değişikliği finansmanı üst düzey danışma grubu
high-level principles on mutual legal assistance i. karşılıklı yasal yardıma ilişkin üst düzey ilkeler
high-level conference i. üst düzey konferans
Teknik
high-level data link control i. yüksek düzeyli veri bağlaç denetimi
high-level file store i. yüksek düzeyli kütük deposu
high-level firing time i. yüksek düzey ateşleme süresi
high-level recovery i. yüksek düzeyli onarma
high-level recovery i. yüksek düzeyli kurtarma
high-level modulation i. yüksek düzeyli modülasyon
Bilgisayar
high-level language i. yüksek düzeyli dil
high-level language i. üst düzey dil
high-level language i. doğal dile veya matematiksel gösterime benzeyen bir bilgisayar programlama dili
high-level language i. yüksek seviyeli programlama dili
high-level formatting i. kök klasör, dosya dizini ve diğer temel konfigürasyonlar için bir format
Bilişim
high-level protocol i. yüksek düzeydeki protokol
high-level design i. üst seviye tasarım
high-level language i. üst düzey dil
Demiryolu
high-level railroad i. yükseltilmiş demiryolu
Çevre
high-level waste i. yüksek radyasyonlu atık
high-level radioactive waste i. radyasyon miktarı yüksek atık
solidified high-level radioactive waste i. katılaştırılmış yüksek seviyedeki radyoaktif artık