hobi - Türkçe İngilizce Sözlük

hobi

"hobi" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
hobi hobby i.
I don't have any hobbies other than reading.
Kitap okumanın haricinde bir hobim yok.

More Sentences
Genel
hobi pastime i.
What's your favourite pastime?
En sevdiğiniz hobiniz nedir?

More Sentences
hobi avocation i.
hobi passtime i.
hobi time killer i.
hobi time-filler i.
hobi timepass i.
hobi doss i.

"hobi" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 53 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hobi balıkçılığı endüstrisi recreational fishery i.
hobi balıkçılığı recreational fishing i.
hobi alanı hobby space i.
eğlence ve hobi entertainment and hobby i.
hobi bahçesi urban garden i.
hobi bahçesi hobby garden i.
hobi bahçesi allotment garden (uk) i.
hobi bahçesi community garden (us) i.
hobi bahçesi allotment i.
spor veya hobi meraklısı kitle the fancy [obsolete] i.
hobi edinme toying i.
hobi bahçesi herber i.
hobi olarak inşa edilen minyatür demiryolu model-railway i.
amerikan iç savaş dönemi tarihine hobi olarak ilgi duyan kimse civil war buff i.
hobi olarak metal detektörü kullanan kimse detectorist i.
hobi düşkünlüğü hobbyism i.
hobi amaçlı çiftçilik yapan kimse hobby farmer i.
favori hobi hobbyhorse i.
hobi sevgisi hobbyism i.
hobi olarak değerli taşlar veya mineraller avlayan ve toplayan kimse rockhound i.
(genellikle hobi olarak) güvercin yetiştiren kimse pigeon fancier i.
deney veya hobi meraklısı crotcheteer i.
hobi olarak uçak gözlemciliği ve fotoğrafçılığı yapan kimse plane spotter i.
ilgilenmek (hobi vb) start on f.
bir hobi olarak (bir şey) ile ilgilenmek fool around with f.
hobi edinmek start a (new) hobby f.
hobi edinmek take up a (new) hobby f.
yeni bir hobi edinmek take up a (new) hobby f.
yeni bir hobi edinmek start a (new) hobby f.
hobi edinmek develop a hobby f.
hobi olarak uğraşmak toy f.
(bir şeyle) hobi olarak uğraşmak be unpaid f.
hobi ya da küçük uğraş avocational s.
hobi olarak yapılan (etkinlik) recrational s.
hobi olarak yapıldığı halde kazanç getiren (iş) nonrecreational s.
hobi ile ilgili lusorious [obsolete] s.
hobi amaçlı üretilmiş do-it-yourself s.
hobi olarak ilgilenen amateur s.
hobi olsun diye leisurely zf.
hobi olarak avocationally zf.
(BrE) hobi bahçesi parseli allotment N.
İfadeler
hobi olarak as a hobby expr.
hobi olarak for a hobby expr.
Konuşma Dili
eşi spor ya da hobi nedeniyle sık sık bir yere giden kadın widow i.
bir alışkanlık paraya mal olmaya başladığında buna hobi denir it's called a hobby expr.
bir alışkanlık paraya mal olmaya başladığında buna hobi denir when a habit begins to cost money expr.
Konuşma
bir alışkanlık paraya mal olmaya başladığında, buna hobi denir when a habit begins to cost money, it's called a hobby expr.
Turizm
özel bir hobi veya merakı doyurmaya yönelik turistik atraksiyon special-interest attraction i.
Bilgisayar
hobi siteleri hobby sites i.
hobi ağı hobby network i.
Havacılık
hobi amaçlı veya yarışlarda kullanılan en fazla iki kişi kapasiteli küçük bir özel uçak microlight i.
Sanat
hobi olarak resim yapan kimse sunday painter i.
Argo
hobi olarak taş toplayan kişi rock hound i.