| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | widow i. | dul | ||
|
We would have fewer orphans, fewer widows, less suffering and less fear. Daha az yetimimiz, daha az dulumuz, daha az acımız ve daha az korkumuz olurdu. More Sentences |
||||
| Genel | widow i. | dul kadın | ||
|
The widow feels lonely after the loss of her husband. Dul kadın, kocasını kaybettikten sonra kendini yalnız hissediyor. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | widow i. | dul kadın | ||
|
The widow feels lonely after the loss of her husband. Dul kadın, kocasını kaybettikten sonra kendini yalnız hissediyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | widow f. | dul bırakmak | ||
| Genel | widow f. | mahrum etmek | ||
| Genel | widow f. | yoksun bırakmak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | widow i. | eşi spor ya da hobi nedeniyle sık sık bir yere giden kadın | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | widow i. | sayfanın tepesinde tek başına kalan satır | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | widow i. | karadul | ||
| Zooloji | widow i. | latrodectus cinsinden olan zehirli örümcek | ||
| Tarih | ||||
| Tarih | widow i. | (erken hristiyan kilisesinde) hayır işlerinde ve bazı dini törenlerde diyakoz olarak görev yapan kadınlardan oluşan özel gruplardan biri | ||
| İskambil | ||||
| İskambil | widow i. | bazı kart oyunlarında kapalı olarak dağıtılan bir el kart | ||