widow - Turco Inglés Diccionario

widow

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

widow — Definition

Significado:
dul kadın
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈwɪdoʊ/ – BrE /ˈwɪdəʊ/)
Categoría gramatical:
İsim: widow (widows)
Sinónimo:
bereaved wife
Antónimos:
married woman

Significados de "widow" en diccionario turco inglés : 12 resultado(s)

Inglés Turco
General
widow n. dul
We would have fewer orphans, fewer widows, less suffering and less fear.
Daha az yetimimiz, daha az dulumuz, daha az acımız ve daha az korkumuz olurdu.

More Sentences
widow n. dul kadın
The widow feels lonely after the loss of her husband.
Dul kadın, kocasını kaybettikten sonra kendini yalnız hissediyor.

More Sentences
Law
widow n. dul kadın
The widow feels lonely after the loss of her husband.
Dul kadın, kocasını kaybettikten sonra kendini yalnız hissediyor.

More Sentences
General
widow v. dul bırakmak
widow v. mahrum etmek
widow v. yoksun bırakmak
Colloquial
widow n. eşi spor ya da hobi nedeniyle sık sık bir yere giden kadın
Computer
widow n. sayfanın tepesinde tek başına kalan satır
Zoology
widow n. karadul
widow n. latrodectus cinsinden olan zehirli örümcek
History
widow n. (erken hristiyan kilisesinde) hayır işlerinde ve bazı dini törenlerde diyakoz olarak görev yapan kadınlardan oluşan özel gruplardan biri
Card
widow n. bazı kart oyunlarında kapalı olarak dağıtılan bir el kart

Significados de "widow" con otros términos en diccionario inglés turco: 112 resultado(s)

Inglés Turco
General
widow allowance n. dulluk maaşı
grass widow n. boşanmış veya kocasından ayrı yaşayan kadın
widow's pension n. dul maaşı
widow’s and orphan’s pension n. dul ve yetim aylığı
grass widow n. dul kadın
black widow n. zehirli örümcek
widow woman n. dul kadın
widow's insurance n. dul sigortası
black widow n. karadul
grass widow n. kocası geçici olarak bir yere gitmiş olan kadın
widow's peak n. saçın alna doğru üçgen şekli oluşturarak inmesi
widow's pension n. ölüm aylığı
widow's mite n. fakirin yaptığı küçük yardım
widow's weeds n. (dulların giydiği) matem elbisesi
widow bewitched n. kocasından ayrılmış kadın
widow woman n. dul kalıp yeniden evlenmemiş kadın
widow bewitched n. dul kadın
widow-maker n. ağaçtan düşen gevşek dal
widow-maker n. ağacın sallanan gevşek dalı
widow-hunter n. serveti için dul kadınlarla evlenmek isteyen kimse
widow-maker n. kocalarını öldürerek kadınları dul bırakan kimse
widow-maker n. ani can kaybına neden olabilecek şey
widow woman n. dul kadın
merry widow n. genellikle jartiyerli olan askısız korse veya büstiyer
grass widow [dialect] n. terk edilmiş resmi nikahsız eş (kadın)
grass widow n. eski metres
grass widow [dialect] n. terkedilmiş metres
grass widow n. farklı birden fazla erkekle birlikte yaşamış bekar kadın
grass widow [dialect] n. gayrimeşru çocuk dünyaya getirmiş kadın
war widow n. savaş dulu
war widow n. savaşta eşini kaybetmiş kimse
become a widow at an early age v. genç yaşta dul kalmak
widow [obsolete] v. dul olarak yaşamını sürdürmek
wid (widow) abrev. dul kadın
wid (widow) abrev. dul
Colloquial
golf widow n. kocası sürekli golfte olan kadın
golf widow n. kocası sık sık golf oynamaya gidip kendisini yalnız bırakan kadın
Idioms
a grass widow n. kocasından boşanmış kadın
a grass widow n. sürekli yalnız kalan kadın
a grass widow n. dul
grass widow n. kocası tarafından terk edilmiş kadın
widow's cruse n. sınırsız kaynak
a widow's cruse n. sınırsız kaynak
widow's cruse n. tükenmez kaynak
widow's cruse n. bitmez tükenmez kaynak
a widow's cruse n. bitmez tükenmez kaynak
a widow's cruse n. tükenmez kaynak
a widow's cruse n. az gibi görünen ama tükenmeyen kaynak
a widow's cruse n. bitmeyen kaynak
widow's cruse n. az gibi görünen ama tükenmeyen kaynak
widow's cruse n. bitmeyen kaynak
widow maker n. ölüme neden olabilecek şey
widow maker n. ölümcül şey
widow maker n. hayati şey
widow maker n. damar tıkanıklığı veya hasarından kaynaklanan kalp krizi
widow maker n. kalp krizi
widow-maker n. tehlikeli at
widow-maker n. tehlikeli şey (silah, sert içki)
widow maker n. çok tehlikeli şey
a widow's mite n. fakirin yaptığı küçük yardım
a widow's cruse n. bereketli kaynak
grass widow n. bekar anne
grass widow n. evlenmemiş anne
grass widow n. evlilik dışı çocuk sahibi anne
Trade/Economic
widow's pension n. dul maaşı
war widow’s pension n. savaş dulları emeklilik maaşı
widow’s or widower’s benefit n. dul kalma yardımı
Law
grass widow n. kocasından ayrı yaşayan evli kadın
Politics
widow's chamber n. özgür bir adamın dul eşinin önceden hak sahibi olduğu yatak odası eşyaları ve mobilyaları
Insurance
widow’s benefits n. dul emekli aylığı
widow’s benefits n. dulların aldığı sosyal sigorta tazminatı
widow’s annuity n. dulluk iradı
widow's benefit n. dul kalma yardımı
widow's benefit n. (eskiden) dul bir kadına yapılan haftalık ödeme
Technical
widow line n. tek satır
widow control n. tek satır denetimi
Computer
widow control n. sayfanın tepesinde tek başına bir satırın kalmasının engellenmesi
widow line n. sayfanın tepesinde tek başına kalan satır
widow and orphan control n. sayfanın başında ve altında tek kalan satırların engellenmesi
cyber widow n. siber dul
widow line expr. yalnız satır
widow control expr. yalnız son satır
Informatics
widow line n. tek kalan satır
widow control n. yalnız son satır
widow line n. yalnız satır
Textile
widow's weeds n. eşini kaybetmiş bir kadının yas belirtisi olarak giydiği siyah elbise
Construction
widow's walk n. sahil evi terası
widow's walk n. deniz gören evlerin damına yapılan parmaklıklı balkon
Medical
black widow spider toxin n. kara dul örümcek zehiri
widow-maker n. sol koroner arterin ölümcül tıkanıklığa neden olabilecek dalı
widow-maker n. sol koroner arterde genellikle kalp krizine neden olan tıkanıklık
Gastronomy
“widow soup” soup with lentils, chickpeas, lamb, tomato paste pepper and mint n. dul avrat çorbası
Astronomy
black widow pulsar n. karadul pulsarı
black widow pulsar n. karadul atarcası
Zoology
black widow n. zehirli bir örümcek
black widow spider (latrodectus mactans) n. kara dul örümceği
black widow spider n. karadul örümceği
black widow spider n. kara dul örümceği
black widow spider n. karadul
black widow (latrodectus mactans) n. dişisi son derece zehirli olan bir amerikan örümceği
widow-in-mourning n. brezilya'ya özgü küçük bir maymun
widow monkey (callithrix lugens) n. güney afrika'ya özgü küçük bir maymun
Botanic
widow-wail (cneorum tricoccon) n. güney avrupa'ya özgü alçak, dar yapraklı herdem yeşil bir bitki
mournful widow n. eski dünya'ya özgü olup abd'de de yetiştirilen, mor-kırmızı çiçekleri bulunan tek yıllık bir bitki
Card
black widow n. maça kızı
black widow n. maça kızının on üç kupa olarak sayıldığı bir kupa türü
Ornithology
chuck-will's-widow (caprimulgus carolinensis) n. kuzey amerika'ya özgü çobanaldatan benzeri kuş türü
widow bird n. asya ve afrika'ya özgü vidua cinsinden olan ispinoz benzeri kuş türleri
widow finch n. asya ve afrika'ya özgü vidua cinsinden olan ispinoz benzeri kuş türleri
widow bird n. afrika'ya özgü siyah renkli bir göçebe kuş
widow bird n. euplectes cinsinden olan birçok göçebe kuş
Star Wars
black widow nebula n. kara dul nebulası