illness - Türkçe İngilizce Sözlük

illness

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

illness — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hastalık
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɪlnəs/ – BrE /ˈɪlnəs/)
Terim Türü:
İsim: illness (illnesses)
Fiziksel veya zihinsel sağlık bozukluğunu anlatır; tıbbi ve gündelik kullanım taşır. Ill köküne -ness eklenmesi, durumu soyut ve kalıcı kavrama dönüştürür.
Eş Anlamlılar:
disease
Zıt Anlamlılar:
health

"illness" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
illness i. hastalık
She never complains about her serious illness.
Ağır hastalığı ile ilgili asla şikayette bulunmaz.

More Sentences
Genel
illness i. hastalık
She never complains about her serious illness.
Ağır hastalığı ile ilgili asla şikayette bulunmaz.

More Sentences
Medikal
illness i. hastalık
She never complains about her serious illness.
Ağır hastalığı ile ilgili asla şikayette bulunmaz.

More Sentences
Genel
illness i. sayrılık
illness i. maraz
illness i. rahatsızlık
illness i. çor
illness i. illet

"illness" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 142 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
foodborne illness i. gıda kökenli hastalık
mental illness i. akıl hastalığı
alzheimer illness i. alsheimer hastalığı
mental illness i. ruh hastalığı
first aid in illness and injury i. hastalık ve yaralanmada ilkyardım
cost of illness i. hastalık giderleri
illness costs i. hastalık masrafları
on account of illness i. hastalık yüzünden
sexual illness i. cinsel hastalık
progress of illness i. hastalığın gelişmesi
psychosomatic illness i. psikosomatik hastalık
foodborne illness i. besin kaynaklı hastalık
the onset of illness i. hastalığın başlangıcı
occupational illness i. meslek hastalığı
a mysterious illness i. gizemli bir hastalık
illness [obsolete] i. fesatlık
illness [obsolete] i. kötülük
illness [obsolete] i. nahoşluk
become severe (illness) f. ciddi bir hal almak (hastalık)
become serious (illness) f. ciddi bir hal almak (hastalık)
pass on an illness f. aşılamak
have an illness f. hastalık geçirmek
catch an illness f. hastalığa yakalanmak
get over an illness f. iyileşmek
contract a serious illness f. ciddi bir hastalığa yakalanmak
contract a serious illness f. amansız bir hastalığın pençesine düşmek
recover from an illness f. hastalıktan iyileşmek
recover from an illness f. hastalığı geçmek
be confined to bed (by illness) f. hastalıktan yatmak
have one's illness cured f. hastalığını tedavi ettirmek
have one's illness treated f. hastalığını tedavi ettirmek
pick up an illness f. hastalık kapmak
suffer from an illness f. hastalık yaşamak
have an illness f. hastalık yaşamak
suffer from an illness f. hastalık çekmek
pull through the illness f. hastalıktan kurtulmak
pull through the illness f. hastalığı atlatmak
contract an illness f. hastalığa yakalanmak
İfadeler
as illness would have it expr. terslik bu ya
the cure is worse than the illness expr. kaş yapayım derken göz çıkarmak
mental illness is nothing to be ashamed of expr. akıl hastalığı utanılacak bir şey değil
Konuşma Dili
an attack of (some illness) i. (bir hastalık) krizi
an attack of (some illness) i. (bir hastalık) nöbeti, krizi, atağı
an attack of (some illness) i. (bir hastalık) atağı
Deyim
shake an illness off f. hastalığı atlatmak
shake a disease or illness off f. hastalığı atlatmak
see somebody through one's illness f. hastalığı boyunca birine bakmak
see somebody through one's illness f. hastalığı boyunca birine destek olmak
produce an attack (of some illness) f. (bir hastalığın) atağını tetiklemek
produce an attack (of some illness) f. (bir hastalık) atağına/krizine yol açmak
produce an attack (of some illness) f. (bir hastalığın) krizini tetiklemek
produce an attack (of some illness) f. (bir hastalık) atağı/krizi yaratmak
produce an attack (of some illness) f. (bir hastalık) atağı/krizi geçirmesine neden olmak
suffer an attack of (some illness) f. (bir hastalık) atağı/nöbeti geçirmek
down with (an illness) s. (hastalık yüzünden) evde yatan
down with (an illness) s. hastalanmış
down with (an illness) s. yatağa düşmüş
down with (an illness) s. (bir hastalığa) yakalanmış
down with (an illness) s. yorgan döşek yatan
struck down with (an illness) s. (bir hastalığa) yakalanmış
struck down with (an illness) s. (bir hastalıktan) ölmüş
struck down with (an illness) s. (bir hastalığa) tutulmuş
Konuşma
he caught some incurable illness expr. amansız bir hastalığa yakalandı
Ticaret/Ekonomi
illness insurance i. hastalık sigortası
Hukuk
illness insurance i. hastalık sigortası
mental illness i. akıl hastalığı
Medikal
iatrogenic illness i. iyatrojenik bozukluk
industrial illness i. meslek hastalığı
cost of illness i. hastalık maliyeti
occupational illness i. meslek hastalığı
manic depressive illness i. manik depresiflik
neonatal respiration illness i. neonatal solunum hastalığı
iatrogenic illness i. sekonder hastalık
mental illness i. zihinsel hastalık
respiratory illness i. solunum bozukluğu
foodborne illness i. besin zehirlenmesi
chronic illness i. kronik hastalık
respiratory illness i. solunum hastalığı
catastrophic illness i. katastrofik hastalık
life-threatening illness i. hayatı tehdit eden hastalık
occurrence of an illness i. hastalığın ortaya çıkması
occurrence of an illness i. hastalığın oluşması
epidemic illness i. salgın hastalık
mental illness i. akıl hastalığı
foodborne illness i. gıda kaynaklı rahatsızlık
foodborne illness i. gıda zehirlenmesi
foodborne illness i. gıda kaynaklı hastalık
terminal illness i. ölümcül hastalık
sudden illness i. ani rahatsızlık
sudden illness i. ani hastalık
physical illness i. fiziksel hastalık
total duration of illness i. hastalığın toplam süresi
severity of illness i. hastalığın şiddet derecesini
serious illness i. ciddi hastalık
acute respiratory tract illness i. akut solunum yolu hastalığı
protracted illness i. üzün süreli hastalık
course of illness i. hastalığın gidişatı
persian gulf illness i. körfez savaşı sendromu
critical illness myopathy i. kritik hastalık miyopatisi
critical illness polyneuropathy i. kritik hastalık polinöropatisi
critical illness polyneuropathy i. kritik hastalık
illness-causing organisms i. hastalık yapan organizmalar
intercurrent illness i. araya giren hastalık
decompression illness i. dekompresyon hastalığı
people with a history of mental illness i. akıl hastalığı geçmişi olan insanlar
a brief illness i. kısa bir hastalık
a short illness i. kısa bir hastalık
history of the present illness (hpi) i. hastanın mevcut hastalık hikayesi
history of the present illness (hpi) i. hastanın mevcut hastalık öyküsü
high-altitude illness i. yüksek irtifa hastalığı
nature of illness i. hastalığın yapısı/özelliği
critical illness stress-induced immune suppression i. kritik hastalık stresi kaynaklı immun supresyon
catastrophic illness i. uzun süreli tedavi veya hastanede yatış gerektiren yüksek maliyetli hastalık
protracted illness i. kronik hastalık
protracted illness i. uzun süren hastalık
recover from the illness f. hastalıktan kalkmak
recover from the illness f. hastalıktan kurtulmak
treat psychiatric illness f. psikiyatrik hastalıkları tedavi etmek
prone to illness s. hastalığa eğilimli
Psikoloji
flight into illness i. hastalığa kaçış
advantage by illness i. hastalıktan avantaj sağlama
affective illness i. duygusal hastalık
terminal illness i. ölümcül hastalık
mental illness i. ruhsal bozukluk
mental illness i. akıl hastalığı
chronic mental illness i. kronik ruhsal hastalık
manic depressive illness i. bipolar rahatsızlık
manic depressive illness i. çift kutuplu rahatsızlık
manic depressive illness i. manik depresif bozukluk
manic depressive illness i. manik depresyon
Ruhbilim
illness anxiety disorder i. hastalık kaygısı bozukluğu
illness anxiety disorder i. sağlık anksiyetesi
Patoloji
mass sociogenic illness i. okul, iş yeri veya askerlik gibi aynı sosyal ortamı paylaşan bir grup insanda görülen, genellikle bulantı, baş dönmesi, bayılma, baş ağrısı ve cilt döküntüsü gibi belirtilerle karakterize edilen bir hastalık
mass psychogenic illness i. bir grup içindeki insanların aynı anda sahip olduğu, ruhsal kökenli bir hastalık
gulf war illness i. bazı körfez savaşı gazilerinin zehirli kimyasallara maruz kalmaktan ötürü yaşadığı tıbbı durum
Gıda
food illness i. gıda kaynaklı hastalık
Sosyal Bilimler
folk illness i. insanın başına gelen hastalıkları batıl inançlara göre yorumlama
folk illness i. hastalıkların sebebini batil inançlarda arama
Askeri
incapacitating illness or injury i. kişinin etrafındakilerle iletişim kurmasını engelleyecek derecede ciddi rahatsızlık
incapacitating illness or injury i. hastanede yatış gerektirip çok ciddi olarak sınıflandırılmayan durum
Kısaltma
nami (national alliance on mental illness) i. ulusal akıl sağlığı birliği
nami (national alliance on mental illness) i. ulusal akıl hastalığı birliği