inbound - Türkçe İngilizce Sözlük

inbound

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

inbound — Definition

Anlamı ve Tanımı:
gelen, içeri yönelen
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɪnbaʊnd/ – BrE /ˈɪnbaʊnd/)
Terim Türü:
Sıfat
Bir merkeze doğru hareket eden kişi, trafik veya iletişimi belirtmektedir. In ve bound birleşimi, yönelim metaforunu netleştirir; modern kullanımda inbound, özellikle lojistik ve iş dilinde teknik anlam kazanmıştır.
Eş Anlamlılar:
incoming, arriving, inward
Zıt Anlamlılar:
outbound, departing, outgoing

"inbound" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
inbound s. gelen
Due to the snow we expect delays to both inbound and outbound trains.
Kar nedeniyle hem gelen hem de giden trenlerde gecikmeler yaşanmasını bekliyoruz.

More Sentences
inbound zf. gelen
Due to the snow we expect delays to both inbound and outbound trains.
Kar nedeniyle hem gelen hem de giden trenlerde gecikmeler yaşanmasını bekliyoruz.

More Sentences
Bilişim
inbound s. gelen
Due to the snow we expect delays to both inbound and outbound trains.
Kar nedeniyle hem gelen hem de giden trenlerde gecikmeler yaşanmasını bekliyoruz.

More Sentences
Genel
inbound s. limana giren (gemi)
inbound s. limana doğru yönelmiş
inbound s. şehir merkezine doğru giden (otobüs vb)
inbound s. havaalanına giren (uçak)
inbound s. gelen trafikle ilgili
inbound s. içeri yönelen
Ticaret/Ekonomi
inbound s. limana doğru yönelmiş
Ulaştırma
inbound i. gelen sevkiyat
Spor
inbound f. (topu) saha dışından takım arkadaşlarına pas vererek oyuna sokmak

"inbound" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
inbound traffic i. gelen trafik
inbound route i. geliş güzergahı
Ticaret/Ekonomi
inbound telemarketing i. tele pazarlama sistemi
inbound communications monitoring i. gelen mesajları izleme
inbound logistics i. tedarik lojistiği
Turizm
inbound tourism consumption i. gelen turistlerin tüketimi
inbound tourism i. içe yönelik turizm
inbound tourism i. yabancı turistin gelmesiyle oluşan turizm
inbound tourism i. bahsi geçen ülkede ikamet etmeyen ziyaretçilerin ülkedeki turizm faaliyetlerinden oluşan turizm çeşidi
Teknik
inbound traffic i. giren trafik
inbound policy i. giren politıka
inbound security policy i. giren güvenlik politıkası
Bilgisayar
inbound faxes i. gelen faks sayısı
inbound queue i. gelen sıra
inbound pages i. gelen sayfa sayısı
inbound flag i. gelen işaret
inbound bytes i. gelen bayt miktarı
inbound marketing i. içerik pazarlaması
enable inbound expr. geleni etkinleştir
inbound from expr. geldiği yer
Telekom
inbound signaling i. gelen işaretleşme
Trafik
inbound traffic i. abd anakarası dışından anakaraya doğru gelen trafik
Havacılık
procedure turn inbound i. kaide dönüşünde inbound
Askeri
inbound cargo i. terminal sevkiyat yükü