increased - Türkçe İngilizce Sözlük

increased

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"increased" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
increased s. artmış
Genel
increased s. arttırılmış
increased s. çoğalmış
increased s. çoğaltılmış
Ticaret/Ekonomi
increased s. zamlı
Teknik
increased s. artırılmış
increased s. yükseltilmiş

"increased" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
increased demand i. artan talep
increased migration i. artan göç
increased age i. ilerleyen yaş
increased growth i. artmış büyüme
(one's price) be increased f. zamlanmak
be increased f. artırılmak
be increased f. arttırılmak
Konuşma Dili
increased responsibilities i. artan sorumluluklar
Konuşma
my landlord increased my rent expr. ev sahibim kiramı artırdı
Ticaret/Ekonomi
increased value i. artan değer
increased productivity i. artan verimlilik
increased charge depreciation i. yıllara göre artan amortisman
increased demand i. artan talep
increased rate i. zamlı tarife
increased tariff i. zamlı tarife
increased exports i. artan ihracat
Sigortacılık
increased value i. arttırılmış değer
Teknik
increased price i. yükseltilmiş fiyat
increased price i. yükseltilmiş eder
increased price i. artırılmış fiyat
increased safety i. artırılmış güvenlik
increased safety i. arttırılmış güvenlik
cables with increased heat resistance i. ısıya dayanıklılığı artmış kablolar
cables with increased heat resistance i. ısıya dayanıklılığı artırılmış kablolar
Otomotiv
increased shank i. gövdesi diş çapından büyük cıvata
Medikal
increased serum alkaline phosphatase i. yüksek serum alkalen fosfataz
increased serum creatine phosphokinase levels i. yüksek serum kreatin fosfokinaz değerleri
increased calorie intake i. yüksek enerji alımı
increased glucose production i. glukoz yapımının artması
increased oncogenic activity i. onkojenik aktivasyonun artması
increased intracranial pressure i. intrakraniyal basınç artışı
increased production of free oxygen radicals i. serbest oksijen radikallerinin artmış üretimi
increased central venous pressure i. yüksek santral venöz basınç
increased appetite i. iştah artışı
increased alveolar surface tension i. alveoler yüzey geriliminin artması
increased responsiveness of airways to various stimuli i. havayollarının çeşitli uyaranlarla artmış duyarlılığı
increased risk of caesarean section i. artmış sezaryen riski
increased endometrial thickness i. artmış endometriyum kalınlığı
increased syncytiotrophoblast knotting i. sinsityal düğümde artış
increased serum estrogen levels i. artmış serum östrojen düzeyleri
increased vascular permeability i. artmış vasküler permeabilite
increased neuromuscular irritability i. artmış nöromuskuler irritabilite
increased fluid and electrolyte loss i. artmış sıvı ve elektrolit kaybı
increased excretion of urinary oxalate i. artmış üriner okzalat atılımı
increased urinary phosphate excretion i. fosfatın idrarla atılımında artış
increased cholelithiasis i. artmış kolelitiyazis
increased rate of protein anabolism i. protein anabolizma hızında artış
increased erythropoiesis i. artmış eritropoez
increased intracranial pressure i. kafa içi basınç artışı
increased airway resistance i. artan solunum yolu rezistansı
increased carotid artery wall lesions i. artmış karotid arter duvar lezyonları
increased insulin sensitivity i. artmış insülin sensitivitesi
increased longevity by physical activity i. fiziksel aktiviteyle yaşam süresinin uzatılması
Psikoloji
increased retro-orbital fatty tissue i. retroorbital yağlı dokuda artış
Patoloji
increased secretion of glucagon i. artmış glukagon salgısı