incite - Türkçe İngilizce Sözlük

incite

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

incite — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kışkırtmak, teşvik etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈsaɪt/ – BrE /ɪnˈsaɪt/)
Terim Türü:
Fiil: incite (incites – incited – inciting)
Bir kişiyi ya da grubu belirli bir eyleme, çoğu zaman olumsuz veya şiddet içeren bir harekete yönlendirmeyi ifade etmektedir. Latince incitare, “harekete geçirmek” anlamından gelir; modern kullanımda incite, bilinçli provokasyonu özellikle vurgular.
Eş Anlamlılar:
provoke, instigate, spur
Zıt Anlamlılar:
discourage, deter, restrain

"incite" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
incite f. kışkırtmak
The mayor incited the protesters to violence.
Belediye başkanı protestocuları şiddet eylemleri yönünde kışkırttı.

More Sentences
Genel
incite f. tahrik etmek
They incited him to commit the crime.
Suçu işlemesi için onu tahrik ettiler.

More Sentences
incite f. teşvik etmek
By granting this premature aid, we are inciting unintended state violence.
Bu erken yardımı yaparak, istenmeyen devlet şiddetini teşvik ediyoruz.

More Sentences
Hukuk
incite f. tahrik etmek
They incited him to commit the crime.
Suçu işlemesi için onu tahrik ettiler.

More Sentences
Genel
incite f. kızıştırmak
incite f. fit sokmak
incite f. fitillemek
incite f. sevk etmek
incite f. fitil vermek
incite f. kurmak
incite f. fitlemek
incite f. körüklemek
incite f. ayartmak
incite f. dürtmek
incite f. dolduruşa getirmek
incite f. var etmek
incite f. oluşturmak
incite f. meydana getirmek

"incite" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
incite anarchy f. kargaşa çıkarmak
Öbek Fiiller
incite in f. bulaştırmak
incite in f. bir suça sokmak
incite in f. itmek
incite in f. teşvik etmek
incite in f. kışkırtmak
incite in f. bir suça karıştırmak
incite someone into doing something f. birini (bir şey yapması için) kışkırtmak
incite (someone) (to something) f. (birini bir şeye) sevk etmek
incite (someone) (to something) f. (birini bir şeye) kışkırtmak
incite (someone) (to something) f. (birini bir şeye) itmek
incite (someone) (to something) f. (birini bir şeye) teşvik etmek
Ticaret/Ekonomi
incite the crisis f. krizi tırmandırmak