| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | inmate i. | mahkum | ||
|
Inmates can see their visitors on the weekends. Mahkumlar hafta sonları ziyaretçileriyle görüşebilirler. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | inmate i. | tutuklu | ||
| Genel | ||||
| Genel | inmate i. | akıl hastanesinde bulunan kimse | ||
| Genel | inmate i. | hapishanede yatan kimse | ||
| Genel | inmate i. | birlikte oturan kimse | ||
| Genel | inmate i. | oturan | ||
| Genel | inmate i. | hapishane veya akıl hastanesinde bulunan kimse | ||
| Genel | inmate i. | başkası ile aynı evde oturan kimse | ||
| Genel | inmate i. | bir odada oturan kimse | ||
| Genel | inmate i. | oda arkadaşı | ||
| Genel | inmate i. | evde oturan kimse | ||
| Genel | inmate i. | aynı evde oturan kimse | ||
| Genel | inmate i. | sakin (bir yerde ikamet eden) | ||
| Genel | inmate N. | mahkûm | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | inmate i. | mahpus | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | inmate i. | hastanede yatarak tedavi gören | ||
| Medikal | inmate i. | yatan hasta | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | inmate s. | ev arkadaşlığı yapan | ||
| Eski Kullanım | inmate s. | başkasının evinde yaşayan | ||
| Eski Kullanım | inmate s. | başkasıyla yaşayan | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | inmate fund i. | mahkum fonu |
| Genel | inmate [obsolete] i. | malik |
| Genel | inmate [obsolete] i. | bir yerin sakini |
| Genel | inmate [obsolete] i. | kiracı |
| Hukuk | ||
| Hukuk | prison inmate i. | hapishane mahkumu |
| Hukuk | prison inmate i. | cezaevi mahkumu |
| Hukuk | prison inmate i. | mahkum |
| Hukuk | former inmate i. | eski tutuklu |
| Hukuk | ex-inmate i. | eski tutuklu |
| Hukuk | ex-inmate i. | eski mahkum |
| Hukuk | former inmate i. | eski mahkum |
| Hukuk | inmate welfare fund i. | tutuklu refah fonu |