interlaced - Türkçe İngilizce Sözlük

interlaced

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

interlaced — Definition

Anlamı ve Tanımı:
iç içe geçmiş
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌɪntərˈleɪst/ – BrE /ˌɪntəˈleɪst/)
Terim Türü:
Sıfat
Unsurların birbirinin arasından geçerek bağlandığı yapıları niteleyen sıfattır; bu nedenle interlaced, karmaşıklık ve bütünleşmiş düzen çağrışımı taşır. Interlace fiilinin sonuç hâlidir ve modern tasarım ve anlatım dilinde kullanılır.
Eş Anlamlılar:
intertwined, woven
Zıt Anlamlılar:
separate

"interlaced" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
interlaced s. örülmüş
The interlaced threads created a beautiful pattern on the fabric.
Örülmüş iplikler kumaş üzerinde güzel bir desen oluşturdu.

More Sentences
interlaced s. girift (yazı)
interlaced s. iç içe geçmiş
Teknik
interlaced s. birbirine geçmiş
interlaced s. sarmaş dolaş olmuş
Bilgisayar
interlaced s. titreşimli
interlaced s. üst üste bindirilmiş
Telekom
interlaced s. aralıklı
interlaced s. geçmeli

"interlaced" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
interlaced fencing i. kafes gölgelik
non-interlaced s. titreşimsiz
Teknik
interlaced scanning i. geçmeli tarama
interlaced scanning i. aralıklı tarama
interlaced scanning i. tek-çift tarama
interlaced scanning i. aralıklı tanıma
Bilgisayar
gif interlaced i. gıf atlamalı
non interlaced s. titreşimsiz
Bilişim
interlaced scan i. binişmeli tarama
interlaced video i. binişmeli video
Telekom
interlaced scanning i. geçmeli tarama
interlaced format i. satırlararası biçim
non-interlaced s. aralıksız
non-interlaced s. geçmesiz
Televizyon
interlaced scanning i. aralıklı tarama
interlaced scanning i. geçmeli tarama
Demiryolu
interlaced track i. kesişen hat