ironik - Türkçe İngilizce Sözlük

ironik

"ironik" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ironik ironic s.
I find it ironic that the Watchtower acts like these apes.
Gözetleme Kulesi'nin bu maymunlar gibi davranmasını ironik buluyorum.

More Sentences
Genel
ironik ironical s.

"ironik" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ironik olma ironicalness i.
ironik ve kinayeli söylem caustic remark i.
(ironik olarak) içinden çıkılması zor sorun the little matter i.
önemli veya nüfuzlu kimse (ironik) macher i.
ironik bir hitap şekli mastership i.
(ironik olarak) dikkate değer olma beauty i.
ironik olmayan unironic s.
sert bir şekilde ironik grim s.
fena halde ironik cruel s.
ironik olmadan unironically zf.
ironik olmayan bir şekilde unironically zf.
ironik biçimde ironically zf.
İfadeler
şaşırtıcı ve etkileyici (ironik bir şekilde kullanılır) no less expr.
(birinin) engin aklıyla/bilgileriyle (ironik) in (one's) (infinite) wisdom expr.
Konuşma Dili
ironik olarak ironically f.
çok ironik a bit rich s.
ironik bir biçimde ironically zf.
aşağılama belirten ironik bir ifade bless [uk] ünl.
(ironik bir şekilde) kalbim dur çarpma/heyecanlanma be still my beating heart expr.
(ironik bir şekilde) kalbim ağzıma geldi be still my beating heart expr.
(ironik bir şekilde) kalbim dur çarpma/heyecanlanma be still my heart expr.
(ironik bir şekilde) kalbim ağzıma geldi be still my heart expr.
Deyim
yağmurun adeta bardaktan boşanırcasına yağdığını anlatmak için kullanılan ironik söz fine weather for ducks i.
yağmurun adeta bardaktan boşanırcasına yağdığını anlatmak için kullanılan ironik söz lovely weather for ducks i.
son derece güzel kadın (ironik kullanımda hiç güzel olmayan kadın) the face that launched a thousand ships i.
güzelliği ömre bedel (ironik kullanımda hiç güzel olmayan kadın) the face that launched a thousand ships i.
olağanüstü güzel kadın (ironik kullanımda hiç güzel olmayan kadın) the face that launched a thousand ships i.
umutsuz bir gelecek (ironik) a brave new world i.
karanlığa sürükleyen yeni dünya düzeni (ironik) a brave new world i.
distopik yeni dünya (ironik) a brave new world i.
distopik yeni dünya düzeni (ironik) a brave new world i.
karanlık bir gelecek (ironik) a brave new world i.
engin aklınla/bilgilerinle (ironik) in one's wisdom expr.
engin aklınla/bilgilerinle (ironik) in one's (infinite) wisdom expr.
Siyasal
(ironik anlamıyla) barış getirme pax romana i.
Bilgisayar
kasıtlı olarak kalitesiz ve ironik hazırlanan mizahi internet içeriği shitpost i.
Argo
ironik bir duyarlılığa sahip şehirli ve bohem genç hepcat [obsolete] i.
Modern Argo
anarşist devletçi (ironik) anarcho-statists i.
ironik değil mi? ain't that a kick in the dick expr.
ironik olmuş ain't that a kick in the dick expr.