| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | kategorik | categorical s. | ||
|
I think that I really need to be categorical and absolute here. Burada gerçekten kategorik ve mutlak olmam gerektiğini düşünüyorum. More Sentences |
||||
| Mantık | ||||
| Mantık | kategorik | categoric s. | ||
|
But it can be dangerous to be too categoric. Ancak çok kategorik olmak tehlikeli olabilir. More Sentences |
||||
| Mantık | kategorik | categorial s. | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | kategorik ayrım yapma | discrimination i. | ||
| Genel | kategorik önerme ile ifade edilen husus | subject i. | ||
| Genel | kategorik önerme | subject i. | ||
| Genel | kategorik önerme | subject term i. | ||
| Genel | kategorik önerme ile ifade edilen husus | subject term i. | ||
| Genel | sıralı kategorik | ordinal categorical s. | ||
| Genel | kategorik olarak | categorically zf. | ||
| Genel | kategorik biçimde | categorically zf. | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | kategorik yapı | categorical structure i. | ||
| Psikoloji | ||||
| Psikoloji | kategorik değişken | categorical variable i. | ||
| Matematik | ||||
| Matematik | kategorik çarpımı bileşenlerinden birine çeviren dönüşüm | projection i. | ||
| Mantık | ||||
| Mantık | hipotetik bir kıyaslamanın kategorik önermesi | minor i. | ||
| Mantık | (aristoteles felsefesinde) kategorik | predicamental s. | ||
| İstatistik | ||||
| İstatistik | kategorik dağılım | categorical distribution i. | ||
| Kütüphanecilik | ||||
| Kütüphanecilik | yayınları kategorik sisteme göre sınıflandıran kütüphaneci | cataloger i. | ||
| Kütüphanecilik | yayınları kategorik sisteme göre sınıflandıran kütüphaneci | cataloguer i. | ||