| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | kimono i. | kimono | ||
|
The Yuki Onna usually has snow-white skin and wears a white kimono. Yuki Onna genellikle kar beyazı bir cilde sahiptir ve beyaz bir kimono giyer. More Sentences |
||||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | kimono i. | kimono | ||
|
The Yuki Onna usually has snow-white skin and wears a white kimono. Yuki Onna genellikle kar beyazı bir cilde sahiptir ve beyaz bir kimono giyer. More Sentences |
||||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | kimono | kimono i. | ||
|
The Yuki Onna usually has snow-white skin and wears a white kimono. Yuki Onna genellikle kar beyazı bir cilde sahiptir ve beyaz bir kimono giyer. More Sentences |
||||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | kimono | kimono i. | ||
|
The Yuki Onna usually has snow-white skin and wears a white kimono. Yuki Onna genellikle kar beyazı bir cilde sahiptir ve beyaz bir kimono giyer. More Sentences |
||||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Deyim | ||||
| Deyim | open one's kimono f. | gizli iş planlarını ortaya çıkarmak | ||
| Deyim | open kimono f. | planlarını ortaya çıkarmak/ifşa etmek | ||
| Deyim | open the kimono f. | planlarını ortaya çıkarmak/ifşa etmek | ||
| Deyim | open kimono f. | gizli iş planlarını ortaya çıkarmak | ||
| Deyim | open the kimono f. | gizli iş planlarını ortaya çıkarmak | ||
| Argo | ||||
| Argo | wooden kimono [dated] i. | tabut | ||
| Argo | open one's kimono f. | planlarını ortaya çıkarmak/ifşa etmek | ||
| Argo | open up one's kimono f. | planlarını ortaya çıkarmak/ifşa etmek | ||
| Türkçe | İngilizce | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | japon kadın ve çocuklarının kimono üstüne bağladıkları enli kuşak | obi i. |
| Genel | kimono kuşağına takılan ufak işlemeli kutu | inro i. |
| Genel | kimono giymiş | kimonoed s. |
| Tekstil | ||
| Tekstil | pamuklu hafif gündelik kimono | yukata i. |
| Tekstil | japonya'da kimono üzerinden bele dolanıp arkadan bağlanan geniş bir kuşak | obeah i. |