tabut - Türkçe İngilizce Sözlük

tabut

"tabut" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
tabut coffin i.
He asked to see his late wife in the coffin alone.
Merhum eşini tabutta yalnız görmek istedi.

More Sentences
Genel
tabut casket i.
They placed the body inside the casket.
Cesedi tabutun içine koydular.

More Sentences
tabut bier i.
tabut trough [dialect] i.
tabut burial case i.
Konuşma Dili
tabut kist [scotland] i.
Eski Kullanım
tabut pall i.
Argo
tabut box i.
tabut eternity box i.
tabut eternity-box i.
tabut wooden kimono [dated] i.
tabut hack i.
tabut tree suit [dated] i.
tabut tree-suit i.
tabut wooden overcoat [dated] i.
tabut wooden suit [dated] i.
tabut pine overcoat f.

"tabut" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
tabut taşıyan bearer i.
Genel
tabut örtüsü pall i.
tabut örtüsü shroud i.
tabut örtüsü (siyah çuha veya kadifeden) pall i.
tabut taşımak için kullanılan tekerlekli sedye bier i.
insan külü saklamak için yunanlıların kullandığı bir tür tabut larnax i.
ayaklı tabut altlığı bier i.
tabut taşıyan kimse bearer i.
çam ağacından yapılan tabut pine box i.
çam ağacından yapılan tabut pine coffin i.
tabut taşıyıcı bearer i.
tabut sehpası bier i.
cenaze töreninde üstüne naaş veya tabut konan yüksek platform catafalco [italian] i.
tabut çivisi coffin nail i.
tabut mesnedi hearse i.
tabut sehpası hearse [obsolete] i.
tabut örtüsü hearsecloth i.
tabut örtüsü mort cloth i.
tabut örtüsü mort-cloth [obsolete] [uk] i.
tabut üzerine örtülen örtü mort-cloth [obsolete] [uk] i.
tabut taşıyıcılarının tabutu üzerine koyduğu büyük taş mort stone i.
tabut üzerine örtülen örtü mort cloth i.
tabut taşıyıcılarının tabutu üzerine koyduğu büyük taş mort-stone [uk] [obsolete] i.
tabut örtüsü mortcloth i.
tabut örtüsü veya kefen kiralamak için ödenen ücret mortcloth i.
yunanların tabut yapımında kullandıkları kireçtaşı sarcophagus [obsolete] i.
esas tabutun içinde yer alan ince malzemeden yapılmış tabut shell i.
geçici kullanım için olan ahşap tabut shell i.
kaba ahşap tabut shell i.
tabut taşıyıcı demir spoke i.
tabut üzerindeki metal süslemeler furniture i.
tabut örtüsünü kaldırmak unshroud f.
Konuşma Dili
bir tabut dolusu para kistful [dialect] i.
Deyim
eve bir tabut içinde dönmek (ülkesinden uzakta ölenler için kullanılır) go home in a box f.
Siyasal
bayrağa sarılı tabut flag draped coffin i.
Teknik
tabut yazı plakası breastplate i.
Mimarlık
kilise bahçesine açılan ve altında ayaklı tabut altlığı bulunan çatılı kapı lichgate i.
kilise bahçesine açılan ve altında ayaklı tabut altlığı bulunan çatılı kapı lych-gate i.
kilise bahçesine açılan ve altında ayaklı tabut altlığı bulunan çatılı kapı lich gate i.
kilise bahçesine açılan ve altında ayaklı tabut altlığı bulunan çatılı kapı lych gate i.
kilise bahçesine açılan ve altında ayaklı tabut altlığı bulunan çatılı kapı lychgate i.
Tarih
çivili tabut iron maiden i.
Arkeoloji
toprakla örtülü ve taşlarla çevrili çukur biçiminde taş tabut kistvaen i.
hristiyanlık öncesinde görülen taş tabut veya mezar odası cistvaen i.
Askeri
tabut bayrağı interment flag i.
Argo
tekerlekli tabut banger i.
tekerlekli tabut junk car i.
ahşap tabut tree-suit i.