spoke - Türkçe İngilizce Sözlük

spoke

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

spoke — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tekerlek teli
Okunuş (IPA):
(AmE /spoʊk/ – BrE /spəʊk/)
Terim Türü:
İsim: spoke (spokes)
Bu kelime, tekerlek merkezinden dışa uzanan çubuğu tanımlar. Eski İngilizce kökenlidir. Mekanik ve metaforik ağ yapılarında kullanılır

"spoke" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
spoke i. jant teli
Her bicycle has coloured spokes.
Bisikletinin jant telleri renkli.

More Sentences
spoke i. portatif merdiven basamağı
spoke i. parmak (tekerlek)
spoke i. fren düzeni
spoke i. tekerlek parmaklığı
spoke i. tekerlek parmağı
spoke i. parmak (teker)
spoke i. jant teline benzer şey
spoke i. tabut taşıyıcı demir
spoke i. korkuluk
spoke i. demirlik
spoke i. engel
spoke i. tıkanıklık
spoke i. köstek
spoke i. köstek
spoke i. kazık
spoke i. çit direği
spoke f. tekerleğe çomak sokmak
spoke f. jant teli takmak
spoke f. tekerlek parmaklığı ile donatmak
spoke f. engellemek
spoke f. köstek olmak
spoke f. mani olmak
spoke f. çıkıntı yapmak
Teknik
spoke i. dümen dolabı kavelatası
spoke i. ispit
spoke i. seyyar merdiven ayağı
spoke i. tekerlek parmağı
spoke i. nakış işlemesinde uzun çizgi deseni
spoke i. ilmekten geçirilen uzun halat
Bilgisayar
spoke i. tekerlek teli
Otomotiv
spoke i. tekerlek parmağı

"spoke" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hub and spoke i. göbek ve ispit
spoke [dialect] [uk] i. konuşma
spoke [dialect] [uk] i. hikaye
spoke [dialect] [uk] i. öykü
spoke [dialect] [uk] i. cazibe
spoke [dialect] [uk] i. büyülenme
spoke [dialect] [uk] i. çok etkilenme
spoke in response f. karşılık vermek
put a spoke in somebody's wheel f. engel olmak
hub-and-spoke s. malların, yolcuların veya verilerin merkezi bir konumda toplanıp buradan dağıtıldığı (sistem)
Konuşma Dili
I spoke too soon expr. dediğim/tahmin ettiğim gibi olmadı
I spoke too soon expr. durumu bilmeden konuştum
I spoke too soon expr. bilip bilmeden konuştum
Deyim
put a spoke in someone's wheel f. tekerine çomak sokmak
put a spoke in someone's wheel f. çanına ot tıkamak
put a spoke in someone's wheel f. birinin işini zora sokmak
put a spoke in somebody's wheel f. köstek olmak
put a spoke in one's wheel f. tekerine çomak sokmak
put a spoke in one's wheel f. birinin işini zora sokmak
Konuşma
I spoke much expr. çok konuştum
we spoke on the phone expr. telefonda konuşmuştuk
I spoke to him on the phone expr. onunla telefonda konuştum
who was the first one you spoke to? expr. konuştuğun ilk kişi kimdi?
we spoke about it expr. bu konuyu konuşmuştuk
we barely spoke expr. iki çift lafı zor ettik
i spoke out of turn expr. haddimi aştım
I spoke too soon expr. çok erken konuştum
we spoke on the phone expr. telefonda görüşmüştük
thus spoke zarathustra expr. böyle buyurdu zerdüşt
she/he spoke highly of you expr. senden övgüyle bahsetti
she/he spoke highly of you expr. senden övgüyle söz etti
we spoke on the phone earlier expr. daha önce telefonda konuşmuştuk
we spoke a bunch expr. epey konuştuk
Ticaret/Ekonomi
hub and spoke i. topla-dağıt (perakende dağıtım modeli)
hub and spoke cartel i. topla-dağıt tipi kartel
Turizm
hub and spoke i. ulaşım hizmetlerinin olağan gelişim tarzını ifade eden terim
Teknik
spoke wheel hub i. ispitli tekerlek göbeği
spoke wheel adapter i. ispitli tekerlek adaptörü
spoke wheel i. ispitli tekerlek
tangent spoke i. bisiklet tekerinin (veya benzeri bir tekerleğin) göbeğine teğet biçimde sabitlenmiş jant teli
wheel spoke i. tekerleğin göbeğini jantla birleştiren radyal bir parçasını içeren destek
Bilişim
hub-and-spoke network i. toplama ve dağıtım ağı
hub-and-spoke network i. merkez uç şebeke
hub-and-spoke network i. topla ve dağıt şebeke
hub-and-spoke network i. merkezdeki routerın diğer bağlantı ünitelerine hizmet verdiği yapı
Otomotiv
spoke tyre rim i. ispit tipi jant
steering wheel spoke i. direksiyon simidi kolu
hollow spoke i. oyuk ispit
spoke wheel i. ispitli jant
cross spoke wheel i. telli jant
Ulaştırma
hub and spoke distribution i. nakliye yükünü merkezden dışa doğru taşıma şeklinde tasarlanmış fiziksel dağıtım sistemi
Havacılık
hub-and-spoke network i. merkezi ve bağlantı havayolları ağı
hub-and-spoke system i. yerel havaalanlarının uzak mesafe uçuşların mümkün olduğu merkezi bir havalimanına uçuş hizmeti verdiği sistem
hub-and-spoke system i. merkezi ve bağlantı havayolları ağı
hub-and-spoke s. merkezi bir havalimanın yerel havaalanlarını beslediği uluslararası hava trafiği organizasyon yöntemine ilişkin
hub and spoke expr. topla ve dağıt (hava yolunda)
hub and spoke expr. topla dağıt (hava yolunda)
Engineering
hub-and-spoke i. merkezi bağlantı noktası kullanan mimari