| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | box i. | kutu | ||
|
Plastic storage boxes on Ikea's website are on sale. Ikea'nın web sitesinde plastik saklama kutuları indirimde. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | box i. | kulübe | ||
|
The phone boxes on the streets aren't available anymore. Caddelerde artık telefon kulübeleri bulunmuyor. More Sentences |
||||
| Genel | box i. | şimşir | ||
|
The box trees have various colors, such as green and yellowish-brown. Şimşir ağaçlarının yeşil ve sarımsı kahverengi gibi çeşitli renkleri vardır. More Sentences |
||||
| Genel | box i. | loca | ||
|
Max has a reservation for an opera box next Friday. Max'in gelecek cuma bir opera locasında rezervasyonu var. More Sentences |
||||
| Genel | box i. | kasa | ||
|
Of course there is restricted access within the Irish Box. Elbette İrlanda Kasası'na erişim kısıtlı. More Sentences |
||||
| Genel | box i. | sandık | ||
|
Winston doesn't want to buy a book, because he already has many boxes full of books. Winston bir kitap satın almak istemiyor, çünkü zaten birçok sandık dolusu kitabı var. More Sentences |
||||
| Genel | box i. | televizyon | ||
|
You shouldn't spend the whole day in front of the box! Bütün gününü televizyonun önünde geçirmemelisin! More Sentences |
||||
| Genel | box i. | kutu | ||
|
Plastic storage boxes on Ikea's website are on sale. Ikea'nın web sitesinde plastik saklama kutuları indirimde. More Sentences |
||||
| Genel | box i. | kutucuk | ||
|
The text of the questionnaire should have boxes next to each question. Anket metninde her sorunun yanında kutucuklar olmalıdır. More Sentences |
||||
| Genel | box f. | kutulamak | ||
|
We boxed all the kitchen appliances before we moved out. Taşınmadan önce tüm mutfak aletlerini kutuladık. More Sentences |
||||
| Genel | box f. | boks yapmak | ||
|
The cop and the teen boxed for a while until the teen gave up. Polis ve genç çocuk boks yaptılar, ta ki genç çocuk pes edene kadar. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | box f. | boks yapmak | ||
|
The cop and the teen boxed for a while until the teen gave up. Polis ve genç çocuk boks yaptılar, ta ki genç çocuk pes edene kadar. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | box i. | kutu | ||
|
Plastic storage boxes on Ikea's website are on sale. Ikea'nın web sitesinde plastik saklama kutuları indirimde. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | box i. | sandık | ||
|
Winston doesn't want to buy a book, because he already has many boxes full of books. Winston bir kitap satın almak istemiyor, çünkü zaten birçok sandık dolusu kitabı var. More Sentences |
||||
| Spor | ||||
| Spor | box i. | ceza alanı | ||
|
Antoine Griezmann has a pass completion rate of 81.77 % and a rate of 40% for passes into the box. Antoine Griezmann'in pas isabet oranı of 81.77 % ve bu pasların ceza alanına atılma yüzdesi 40% böyledir. More Sentences |
||||
| Spor | box f. | boks yapmak | ||
|
The cop and the teen boxed for a while until the teen gave up. Polis ve genç çocuk boks yaptılar, ta ki genç çocuk pes edene kadar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | box i. | tokat | ||
| Genel | box i. | at arabacısı yeri | ||
| Genel | box i. | şamar | ||
| Genel | box i. | karton kutu | ||
| Genel | box i. | teyp veya radyo | ||
| Genel | box i. | jüri bölmesi | ||
| Genel | box i. | mahfaza | ||
| Genel | box i. | kompartıman | ||
| Genel | box i. | göz | ||
| Genel | box i. | kutu veya sandık dolusu | ||
| Genel | box i. | yumruk | ||
| Genel | box i. | hediye | ||
| Genel | box i. | nöbetçi kulübesi | ||
| Genel | box i. | boks | ||
| Genel | box i. | kare | ||
| Genel | box i. | dikdörtgen | ||
| Genel | box i. | ikilem | ||
| Genel | box i. | garip durum | ||
| Genel | box i. | kafa karıştırıcı durum | ||
| Genel | box i. | ahırda at bölmesi | ||
| Genel | box i. | araçta at bölmesi | ||
| Genel | box i. | yeni yıl hediyesi | ||
| Genel | box i. | bir binicinin diğerinin hemen arkasından ve belirli bir tarafından giderek üçüncü bir binicinin sarsılmadan geçmesini engelleme taktiği | ||
| Genel | box i. | (taverna) loca | ||
| Genel | box i. | tek bir çizgi roman karesi | ||
| Genel | box i. | yerde dikdörtgen oluşturan bir salon dansı adımı kombinasyonu | ||
| Genel | box i. | kutu gibi ev | ||
| Genel | box i. | kutu gibi ofis | ||
| Genel | box i. | televizyon seti | ||
| Genel | box f. | yumruk atmak | ||
| Genel | box f. | sandıklamak | ||
| Genel | box f. | dövüşmek | ||
| Genel | box f. | yumruklaşmak | ||
| Genel | box f. | kutuya koymak | ||
| Genel | box f. | tokatlamak | ||
| Genel | box f. | sandığa koymak | ||
| Genel | box f. | boks etmek | ||
| Genel | box f. | yumruk vurmak | ||
| Genel | box f. | kutuyla çevrelemek | ||
| Genel | box f. | bir sınır çizerek faaliyeti veya etkiyi sınırlandırmak | ||
| Genel | box f. | tek birim şeklinde gruplamak | ||
| Genel | box f. | kulağa vurmak | ||
| Genel | box s. | kutu şeklinde | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | box i. | taşınabilir büyük radyo/müzik seti | ||
| Konuşma Dili | box i. | getto radyosu | ||
| Konuşma Dili | box i. | kocaman radyo | ||
| Konuşma Dili | box i. | omuzda taşınan büyük radyo | ||
| Konuşma Dili | box i. | pikap | ||
| Konuşma Dili | box i. | plakçalar | ||
| Konuşma Dili | box i. | gramofon | ||
| Konuşma Dili | box i. | fonograf | ||
| Konuşma Dili | box i. | akordiyon | ||
| Konuşma Dili | box i. | akordeon | ||
| Konuşma Dili | box i. | armonika | ||
| Konuşma Dili | box i. | piyano | ||
| Konuşma Dili | box f. | boks maçı yapmak | ||
| Konuşma Dili | box f. | boks antrenmanı yapmak | ||
| Konuşma Dili | box f. | ölmek | ||
| Konuşma Dili | box f. | can vermek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | box i. | bir parçanın koruyucu mahfazası | ||
| Teknik | box i. | takım kutusu | ||
| Teknik | box i. | yatak zarfı | ||
| Teknik | box i. | posta kutusu | ||
| Teknik | box i. | gelen kutusu | ||
| Teknik | box i. | giden kutusu | ||
| Teknik | box i. | alarm kutusu | ||
| Teknik | box i. | kablo kutusu | ||
| Teknik | box i. | makine veya mekanik parça koruyucu muhafazası olan bir kutunun içindekiler | ||
| Teknik | box i. | sürgülü pencerelerde sürgüyü dengeleme ağırlığının inip çıktığı pencere çerçevesi bölümü | ||
| Teknik | box i. | pencere pervazında panjur katlanma girintisi | ||
| Teknik | box i. | kapı pervazı cıvata yuvası | ||
| Teknik | box i. | değerli taşı çevreleyen süsleme | ||
| Teknik | box i. | değerli taşı çevreleyen süsleme tarzı | ||
| Teknik | box f. | (seramik eşyayı) fırına yığmak | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | box i. | bilgisayarın merkezi | ||
| Bilgisayar | box i. | bilgisayarın merkezini çevreleyen kasa | ||
| Bilgisayar | box i. | bilgisayar | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | box i. | dokuma tezgahı kutusu | ||
| Tekstil | box i. | sepilenmiş deri | ||
| Tekstil | box i. | üzerinde kare şeklinde izler olan, krom tabaklama dana derisi | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | box i. | kum kalıbı | ||
| İnşaat | box i. | bir dökümhanede kullanılan kalıbı oluşturan kumu tutan ahşap veya metal çerçeve | ||
| İnşaat | box f. | (duvar) şeklini tiriz, sıva veya kaplama ile değiştirmek | ||
| İnşaat | box f. | (yapıyı) ahşap levhalarla çevrelemek | ||
| İnşaat | box f. | (yapıyı) ahşap levhalarla gizlemek | ||
| Boyacılık | ||||
| Boyacılık | box f. | boyayı bir kutudan diğerine dönüşümlü bir şekilde dökerek karıştırmak | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | box i. | bölme | ||
| Otomotiv | box i. | şanzıman | ||
| Otomotiv | box i. | susturucu | ||
| Otomotiv | box i. | transmisyon | ||
| Ulaştırma | ||||
| Ulaştırma | box i. | atı arabada yükseltilmiş sürücü koltuğu | ||
| Trafik | ||||
| Trafik | box i. | iki yolun kesişiminde araçların durmasının yasak olduğu kutu şeklinde alan | ||
| Demiryolu | ||||
| Demiryolu | box i. | vagonda yolcuların veya yükün taşındığı bölüm | ||
| Demiryolu | box i. | vagon aksı göbeğinin içine giren konik boru şeklindeki çelik veya demir yatak | ||
| Demiryolu | box i. | at taşıma vagonu | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | box f. | orsada boca ve pupa ederek gemiyi tekrar orsaya getirmek | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | box i. | kupes balığı | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | box i. | özsuyu oyuğu | ||
| Botanik | box i. | çeşitli okaliptüs türlerine verilen ad | ||
| Botanik | box i. | bir avustralya dikenli çalısı veya küçük ağacı | ||
| Botanik | box f. | (ağaçta) özsuyu oyuğu açmak | ||
| Tarım | ||||
| Tarım | box i. | ahır bölmesi | ||
| Tarım | box i. | sulama sisteminde suyu bir veya birden fazla kanala bölme kutusu | ||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | box i. | avcıların içine gizlenebileceği bölmesi olan kuş avlama aleti | ||
| Spor | ||||
| Spor | box i. | amerika'da oynanan at yarışlarında 4'lü bahis veya tabela | ||
| Spor | box i. | (futbol) ceza sahası | ||
| Spor | box i. | (özellikle kriket oyununda) cinsel organ koruyucu kapak | ||
| Spor | box i. | kriket sahasında nokta ile üçüncü adam arasında kalan bölüm | ||
| Spor | box i. | kriket sahasında nokta ile üçüncü adam arasında kalan bölüme yerleştirilen saha oyuncusu | ||
| Basketbol | ||||
| Basketbol | box f. | (oyuncuyu) bloke etmek | ||
| Beysbol | ||||
| Beysbol | box i. | vurucu alanı | ||
| Beysbol | box i. | farklı takım üyeleri için ayrılmış alanlar | ||
| İskambil | ||||
| İskambil | box i. | remi kart oyununda kazanılan el | ||
| İskambil | box i. | remi kart oyununda kazanılan elde alınan puanlar | ||
| İskambil | box i. | faro oyunu kart dağıtma kutusu | ||
| Bahisçilik | ||||
| Bahisçilik | box f. | (bazı oyun ve şans oyunlarında) bir sayının kazanacağına dair bahse girmek | ||
| Bahisçilik | box f. | (üç haneli bir sayının) altı permütasyonunun her birine bahiste bulunmak | ||
| Tiyatro | ||||
| Tiyatro | box i. | seyirci bölmesi | ||
| Tiyatro | box i. | seyirci bölmesinde oturanlar | ||
| Matbaa | ||||
| Matbaa | box i. | kutu içine alınmış basılı malzeme | ||
| Argo | ||||
| Argo | box i. | tabut | ||
| Argo | box i. | kuku | ||
| Argo | box i. | vajina | ||
| Argo | box i. | alet | ||
| Argo | box i. | penis | ||
| Argo | box i. | yarak | ||
| Argo | box i. | gitar | ||
| Argo | box i. | banjo | ||
| Argo | box i. | keman | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | box i. | am | ||
| İngiliz Argosu | box i. | göt | ||
| İngiliz Argosu | box i. | kıç | ||
| İngiliz Argosu | box i. | kuku | ||
| İngiliz Argosu | box i. | vajina | ||