kindly - Türkçe İngilizce Sözlük

kindly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

kindly — Definition

Anlamı ve Tanımı:
nazikçe
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkaɪndli/ – BrE /ˈkaɪndli/)
Terim Türü:
Zarf; Sıfat
Şefkatli ve düşünceli bir tutumu anlatan sözcüktür; bu nedenle kindly, davranışta yumuşaklık anlamını taşır. Kind kökünden türemiştir; modern dilde zarf ve sıfat işlevi görür.
Eş Anlamlılar:
gently
Zıt Anlamlılar:
harshly

"kindly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
kindly s. iyi
She cared for my children very kindly.
Çocuklarıma çok iyi baktı.

More Sentences
kindly s. iyiliksever
Claire was a kindly co-worker who helped everyone.
Claire herkesin yardımına koşan iyiliksever bir iş arkadaşıydı.

More Sentences
kindly zf. nazikçe
Mrs. Lopez kindly accepted our offer to join the meeting.
Bayan Lopez toplantıya katılması için yaptığımız daveti nazikçe kabul etti.

More Sentences
kindly zf. lütfen
Please kindly fill in the form attached and send it back.
Lütfen ekteki formu doldurup bize gönderin.

More Sentences
kindly zf. kibarca
She kindly helped me with my homework.
Ev ödevimde bana kibarca yardım etti.

More Sentences
kindly zf. nezaketle
While I was waiting for the rain to stop, he kindly gave me a lift.
Yağmurun dinmesini beklerken beni bırakma nezaketini gösterdi.

More Sentences
kindly s. şefkatli
kindly s. sevecen
kindly s. iyi kalpli
kindly s. yardımsever
kindly s. merhametli
kindly s. içten
kindly s. babacan
kindly s. müşfik
kindly s. hoş
kindly s. iyi niyetli
kindly s. yumuşak
kindly s. iyilikten kaynaklanan
kindly zf. şefkatle
kindly zf. iyilikle
kindly zf. müşfik bir şekilde
kindly zf. merhametli bir şekilde
kindly zf. tatlılıkla
kindly zf. arkadaşça
Osmanlıca
kindly expr. hayırhah
Eski Kullanım
kindly s. soydan gelen yasal miras ile elde edilen statüye ait
kindly s. soydan gelen yasal miras ile elde edilen statü ile ilişkili

"kindly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 74 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
take it kindly f. hoşuna gitmek
take kindly to f. hoş karşılamak
take it kindly f. kabullenmek
take kindly to f. memnuniyetle karşılamak
take kindly to f. hoşlanmak
take kindly to f. ısınmak
kindly request f. önemle rica etmek
kindly ask f. önemle rica etmek
kindly request f. nazikçe istemek
kindly request f. nazikçe talep etmek
kindly remind f. kibarca hatırlatmak
İfadeler
kindly step this way expr. şöyle buyurun lütfen
kindly submitted for necessary action expr. gereğini arz ederim
kindly submitted for your information expr. bilgilerinize arz ederim
kindly submitted for necessary action expr. gereğini müsaadelerinizle arz ederim
we kindly submit expr. arz ederiz
kindly request you to do the needful expr. gereğinin yapılmasını arz ederim
kindly request you to do the needful expr. gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim
kindly be informed expr. bilginize sunulur
I kindly request you to take necessary action expr. gereğini rica ederim
please kindly accept expr. lütfen kabul edin
please kindly accept expr. lütfen kabul buyurun
thank you kindly expr. çok teşekkür ederim
kindly submitted for your information expr. bilgilerinize rica ederiz/sunarız
kindly reminder expr. nazik hatırlatma
we kindly request your contribution expr. katkılarınızı rica ederiz
I kindly request you to take necessary action expr. gereğinin yapılmasını arz ederim
we are kindly waiting for your confirmation expr. teyidinizi rica ederiz
kindly but firmly expr. tatlı sert
kindly request you to do the needful expr. gereğinin yapılmasını arz ederim
Konuşma Dili
thanks kindly expr. çok sağ ol/sağ olun
thanks kindly expr. çok teşekkürler
Deyim
take kindly to something f. (bir şeyi) sözü/görüşü kaldırmak/kabul etmek
not take kindly to something f. bir şeyi hoş karşılamamak
not take kindly to something f. bir şeyi sıcak karşılamamak
not take kindly to something f. bir şeyden hoşlanmamak
not take kindly to something f. bir şeye [pek] sıcak bakmamak/yaklaşmamak
not take kindly to something f. bir şeyden memnun olmamak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) nezaketle/kibarca yaklaşmak
look kindly upon somebody/something f. birini/bir şeyi onaylamak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) merhametli yaklaşmak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) anlayışlı yaklaşmak/bakmak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) hoşgörülü bakmak/yaklaşmak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) hoşnut/hoş bakmak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) onaylayıcı bir tavırla yaklaşmak/bakmak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) sıcak bakmak/yaklaşmak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) memnuniyetle bakmak/yaklaşmak
look kindly on somebody/something f. birini/bir şeyi onaylamak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) iyi/yumuşak bakmak
look kindly upon somebody/something f. birine/bir şeye sıcak bakmak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) hoşnut olarak yaklaşmak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) olumlu bakmak/yaklaşmak
look kindly on somebody/something f. birine/bir şeye sıcak bakmak
look kindly upon (someone or something) f. (birine/bir şeye) iyi/yumuşak yaklaşmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) nezaketle/kibarca yaklaşmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) hoşnut olarak yaklaşmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) iyi/yumuşak yaklaşmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) memnuniyetle bakmak/yaklaşmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) merhametli yaklaşmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) sıcak bakmak/yaklaşmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) iyi/yumuşak bakmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) olumlu bakmak/yaklaşmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) onaylayıcı bir tavırla yaklaşmak/bakmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) hoşnut/hoş bakmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) hoşgörülü bakmak/yaklaşmak
look kindly on (someone or something) f. (birine/bir şeye) anlayışlı yaklaşmak/bakmak
not take kindly to somebody/something f. birini/bir şeyi kabul etmek zor gelmek
not take kindly to somebody/something f. birini/bir şeyi hoş karşılamamak
not take kindly to somebody/something f. birine/bir şeye sıcak bakmamak/yaklaşmamak
not take kindly to somebody/something f. birini/bir şeyi sıcak karşılamamak
take kindly to f. olumlu bakmak
take kindly to f. sıcak bakmak
Konuşma
we kindly ask you for your understanding that expr. anlayışınıza sığınarak
to put it kindly expr. en kibar/nazik ifadeyle