laying - Türkçe İngilizce Sözlük

laying

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

laying — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yerleştirme, bırakma
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈleɪɪŋ/ – BrE /ˈleɪɪŋ/)
Terim Türü:
Fiil formu: laying
Bir şeyi koyma eyleminin devamlılık hâlini tanımlar. Lay fiilinin -ing biçimi olarak kullanılır. Güncel kullanımda laying, süreç ve eylem anlatımlarında geçici durumu belirtir

"laying" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
laying i. döşeme
The laying structure was not exactly what we wanted because there were holes in the floor.
Döşeme yapısı tam olarak istediğimiz gibi değildi çünkü arada boşluklar kalmıştı.

More Sentences
laying i. yatırma
laying i. yatıştırma
laying i. sıva
laying i. yayma
laying i. yumurtlama
laying i. serme
laying i. bırakma
laying i. koyma
laying i. yerleştirme
laying i. yerine koyma
Teknik
laying i. serme
laying i. yerleştirme
İnşaat
laying i. çarpma sıva
laying i. kaba sıva
Demiryolu
laying i. ferş etme
Osmanlıca
laying i. ferşiyat

"laying" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 112 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
laying mash i. yumurta yemi
track laying i. hat döşeme
track laying i. ray döşeme
laying waste i. tahrip etme
laying off i. işten çıkarma
laying off i. durdurma
laying off i. duraklama
laying off i. işçi sayısını azaltma
track-laying i. ilerledikçe kendi yolunu açan taşıt
laying underground i. toprak altına yerleştirme
laying underground i. gömme
wreath-laying ceremony i. çelenk koyma töreni
laying down i. belirleme
laying down i. yatırma
laying down arms i. silah bırakma
laying on i. dokunma
laying claim i. bir şeyin üzerinde hak iddia etme
laying on i. tutma
find someone laying in the street f. birini sokakta yerde yatar halde bulmak
Deyim
paper laying i. sahte çek düzenleme
paper laying i. karşılıksız çek yazma
Ticaret/Ekonomi
laying off i. işten çıkarma
Sigortacılık
laying up i. limanda yatma
Teknik
laying underground i. toprak altına yerleştirme
cold laying i. soğuk uygulama
laying stone i. taşların döşenmesi
laying underground i. gömme
cold laying i. soğuk verme
laying cable i. kablo döşeme
laying out i. işaretleme
plate-laying i. ray döşenmesi
automatic laying i. otomatik yükselme
egg-laying i. yumurta bırakma
laying up i. taşlama tezgahına yerleştirme
ground laying i. boya astarı
laying up i. yerleştirme (cam)
pipe laying i. boru döşenmesi
pipe laying i. boru döşeme
laying length i. döşeme uzunluğu
floor laying i. döşeme kaplama
line laying device i. hat döşeme cihazı
laying up f. istifleme
Telekom
cable-laying s. kablo döşeme
Tekstil
edge laying i. kenar düzenleme
İnşaat
pipe laying i. boru ferşi
tile laying i. çini döşeme
brick laying i. tuğla örülmesi
pipe laying i. boru döşeme
pipe laying i. boru döşemesi
brick-laying crew i. tuğlacı ekibi
laying trowel i. harç serme malası
laying trowel i. duvarcı malası
laying panel i. döşeme levhası
laying length i. döşeme uzunluğu
block laying i. blok duvar işleri
brick laying i. tuğla duvar işleri
discontinuous laying i. parça parça döşeme
mosaic parquet laying units i. mozaik parke döşeme üniteleri
guide for laying and on-site work practices i. arazide yerleştirme ve montaj işlemleri kılavuzu
Otomotiv
laying up i. depolama
laying up i. kompozit madde kalıplama
laying on it i. topuklama
Trafik
paving and laying machine i. serici
Demiryolu
track laying i. hat döşeme
track laying i. ray döşeme
Denizcilik
laying barge i. döşeme mavnası
pipe laying ship i. boru döşeme gemisi
laying days i. starya
laying up i. kalıp sökme
keel laying i. gemi omurgasının kızağa konması
Zooloji
egg laying mammals i. yumurtlayan memeliler
egg-laying mammal i. prototheria alt sınıfına mensup yumurtlayan memeli
Tarım
laying mash i. yumurta yemi
laying nest i. folluk
laying by i. tarlayı son kez sürme
laying by i. son işlem
hedge laying i. çit düzenleme
Hayvancılık
laying hen i. yumurta tavuğu
laying hen rations i. yumurta tavuğu rasyonları
Arıcılık
peak of laying i. yumurtlamanın maksimum olduğu dönem
laying worker i. yalancı ana
brood of laying worker i. yalancı ana kuluçkası
laying worker i. yumurtlayan işçi arı
egg laying i. yumurtlama
brood of drone-laying queen i. erkek arı yumurtlayan ana arı kuluçkası
colony with laying worker or drone-laying queen i. yalancı analı veya yumurtlayan işçileri olan koloni
drone-laying queen i. erkek arı yumurtlayan ana
Dini
laying on of hands i. kutsama sırasında kutsanan kişinin başına elleri koyma
laying on of hands i. şifacının ellerini hastanın üstüne koyması
Askeri
full track laying vehicle i. tam tırtıllı araç
track laying vehicle i. tırtıllı araç
partial-track-laying vehicle i. yarı tırtıllı araç
mine laying i. mayın dökme
mine laying system i. mayın döşeme sistemi
mine laying i. mayın döşeme
direct laying i. nişangah tevcihi
minefield laying party i. mayın tarlası döşeme postası
smoke laying equipment i. sis donanımı
reciprocal laying i. paralel kılma
track laying vehicle i. paletli araç
laying up position i. çıkarma hazırlık mevzii
scattered laying i. dağınık döşeme
random mine laying i. gelişigüzel mayınlama
fire by direct laying i. görerek atış
indirect laying i. görmeyerek nişan
pattern laying i. anahtara göre mayın döşeme
track-laying s. tırtıllı
track laying s. paletli
Argo
laying rubber i. pati çekme
laying rubber i. patinaj çekme
picking up what you're laying down expr. ne demek istediğini anlıyorum
Offensive Slang
laying the track i. seks