| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | linguist i. | dilbilimci | ||
|
Linguists are currently working on the recent fount artefact. Dilbilimciler şu anda yeni bulunan eser üzerinde çalışıyorlar. More Sentences |
||||
| Genel | linguist i. | çok dilli kimse | ||
|
We need a linguist to translate the prisoner's statement. Mahkûmun ifadesini tercüme edecek çok dilli birine ihtiyacımız var. More Sentences |
||||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | linguist i. | dilbilimci | ||
|
Linguists are currently working on the recent fount artefact. Dilbilimciler şu anda yeni bulunan eser üzerinde çalışıyorlar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | linguist i. | yabancı diller uzmanı | ||
| Genel | linguist i. | dilci | ||
| Genel | linguist i. | dil bilimcisi | ||
| Genel | linguist i. | dil uzmanı | ||
| Genel | linguist N. | çok dilli kişi | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | linguist i. | dil uzmanı | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | comparative linguist i. | karşılaştırmacı | ||
| Dilbilim | computational linguist i. | bilişsel dilbilim uzmanı | ||
| Dilbilim | computational linguist i. | doğal dil işlemede bilgisayar kullanan bilgisayar bilimi ve dilbilim konusunda eğitim almış kimse | ||