| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | mannequin i. | manken | ||
|
She works as a mannequin. Manken olarak çalışıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | mannequin i. | vitrin mankeni | ||
|
We need to clothe the mannequins in the shop. Dükkandaki vitrin mankenlerini giydirmemiz lazım. More Sentences |
||||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | mannequin i. | manken | ||
|
She works as a mannequin. Manken olarak çalışıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | mannequin i. | model | ||
| Genel | mannequin N. | vitrin modeli | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Konuşma Dili | ||
| Konuşma Dili | mannequin challenge i. | hareketsiz durma meydan okuması |
| Konuşma Dili | mannequin challenge i. | cansız manken meydan okuması |
| Konuşma Dili | mannequin challenge i. | insanların belli bir süre bir manken gibi hareketsiz durup hareketli bir kamera vasıtasyla bu anların filme alındığı bir internet video virali |