maroons - Türkçe İngilizce Sözlük

maroons

maroons — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bordo, ıssız bırakmak
Okunuş (IPA):
(AmE /məˈruːn/ – BrE /məˈruːn/)
Terim Türü:
İsim/Sıfat: maroon (maroons); Fiil: maroon (maroons – marooned – marooning)
Koyu kırmızı rengi ya da birini ıssız yerde terk etmeyi tanımlayan sözcüktür. Fransızca marron ve Karayip kökenli marooned kullanımlarıyla iki ayrı anlam hattı geliştirmiştir. Renk ve mecazi yalnızlık anlatılarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
burgundy, abandon
Zıt Anlamlılar:
rescue

"maroons" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
maroon i. kestane rengi
The pen has a maroon-coloured case.
Kalemin kestane rengi bir kılıfı var.

More Sentences
maroon f. mahsur kalmak
We marooned in the middle of the forest due to the heavy fog.
Yoğun sis nedeniyle ormanın orta yerinde mahsur kaldık.

More Sentences
maroon i. kestanerengi
maroon i. vişne çürüğü rengi
maroon i. maron
maroon i. bordo
maroon i. ıssız adada tek başına bırakılan kimse
maroon i. kısa gezinti
maroon i. uzun süren piknik
maroon i. kamp gezisi
maroon f. ıssız bir adaya bırakmak
maroon f. ıssız adada bırakmak
maroon f. bir kişiyi bir yerde, özellikle de bir adada tek başına bırakmak
maroon f. kaçma ihtimalinin olmadığı ıssız bir yere bırakmak
maroon f. kölelikten kaçmak
maroon f. mahsur bırakmak
maroon f. ıssız bırakmak
maroon s. kestane
Tarih
maroon i. (17. ve 18. yüzyıllarda batı hint adaları ve guyana'da) kaçak siyahi köle
maroon i. jamaika'nın dağları'nda, guyana'da ve özellikle surinam'da yaşayan ve kaçak siyahi bir kölenin soyundan gelen kimse
Tiyatro
maroon i. patlama etmeni

"maroons" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dark maroon i. koyu kestane
maroon passport i. bordo pasaport
maroon someone on an island f. bir kişiyi ıssız bir adada tek başına bırakmak
maroon-spotted s. bordo benekli
Deyim
maroon on an island f. adada bırakmak
maroon on an island f. ıssız bir adada tek başına bırakmak
maroon (one) on an island f. (birini) ıssız bir adada tek başına bırakmak
Boyacılık
aztec maroon i. grimsi, morumsu kırmızı bir renk tonu
maroon-purple s. mora çalan bordo
Medikal
liver maroon i. karaciğer rengi
Botanik
maroon cucumber i. dikenli meyve veren bir tür kornişon
Coğrafya
maroon lake i. şeffaflığı, koyuluğu ve dayanıklılığı ile ön plana çıkan ve boya kökünden hazırlanan kırmızı bir boya maddesi
maroon bells i. batı-orta colorado'da bulunan elk dağları'nda yan yana olan iki dağ
Askeri
maroon berets i. bordo bereliler
maroon beret i. bordo bereli