minces - Türkçe İngilizce Sözlük

minces

minces — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kıyma yapmak, ince doğramak
Okunuş (IPA):
(AmE /mɪns/ – BrE /mɪns/)
Terim Türü:
Fiil: mince (minces – minced – mincing)
Gıdayı çok küçük parçalara ayırmayı ya da mecazi olarak sözleri yumuşatmayı tanımlar. Fransızca mincier kökünden evrilmiştir. Mutfak ve mecazi anlatılarda inceltme anlamı taşır.
Eş Anlamlılar:
chop finely
Zıt Anlamlılar:
coarse-cut

"minces" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
mince i. kıyma
Beef mince is economical and convenient to use as well.
Dana kıyma bizim için hem ekonomik hem de tüketimi kolaydır.

More Sentences
Genel
mince i. kıyma
Beef mince is economical and convenient to use as well.
Dana kıyma bizim için hem ekonomik hem de tüketimi kolaydır.

More Sentences
mince f. doğramak
Mary cut herself while she was mincing onions.
Mary soğan doğrarken kendini kesti.

More Sentences
mince f. ufak adımlarla kırıta kırıta yürümek
Aubree was mincing about the room before the boys.
Aubree, odada erkeklerin önünde kırıtarak dolanıyordu.

More Sentences
mince f. (eti) kıymak
Summer had the butcher mince the meat.
Summer kasaptan eti kıymasını istedi.

More Sentences
Mutfak
mince i. kıyma
Beef mince is economical and convenient to use as well.
Dana kıyma bizim için hem ekonomik hem de tüketimi kolaydır.

More Sentences
Genel
mince i. kıyılmış et
mince i. doğranmış et
mince i. doğranmış bir şeyin küçük parçaları
mince f. kıymak
mince f. doğramak (et vb)
mince f. ufaltmak
mince f. ince doğramak
mince f. kırıtmak
mince f. önemsiz göstermek
mince f. ince parçalara bölmek
mince f. keserek zarar vermek
mince f. edalı bir şekilde söylemek
mince f. zarif görünmek için yapmacık telaffuz etmek
mince f. telaffuz ederken kısaltmak
mince f. örtmeceli anlatmak
mince f. (bir şeyi) yapmacıklı şekilde yapmak
mince f. kıyma yapmak
Konuşma Dili
mince i. zırva
mince i. palavra
Mutfak
mince i. noel turtalarında kullanılan ince ince doğranmış meyve karışımı
mince i. turta harcı
mince f. eti kıymak
mince f. ince ince doğramak
Eski Kullanım
mince f. rolünü küçültmek
mince f. kısmen anlatmak
mince f. azar azar anlatmak
mince f. (bir şeyin) gücünü azaltmak
mince f. küçümsemek
mince f. önem vermemek
mince f. hafife almak

"minces" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
parsley or mince i. sigaraböreği
not to mince matters   f. ince eleyip sık dokumamak  
mince matters f. kibarca söylemek
mince matters f. yumuşak bir tavırla söylemek
not to mince matters f. sözünü esirgememek
mince matters f. açık konuşmamak
mince matters f. bir şeyleri yumuşatmak
mince meat f. et kıymak
mince words f. ağzında gevelemek
mince the meat f. kıyma yapmak
Deyim
mince words f. ağzında gevelemek
not mince matters f. açık açık konuşmak
not mince matters f. sözünü sakınmadan konuşmak
not mince matters f. dobra dobra konuşmak
mince one's words f. dilini tutmak
mince one's words f. sözünü sakınmak
mince the matter f. üstü kapalı şekilde konuşmak
mince the matter f. açıkça söylemekten kaçınmak
mince the matter f. ölçülü şekilde konuşmak
not mince words f. dobra dobra konuşmak
not mince words f. gevelemeden konuşmak
not mince your words f. gevelemeden konuşmak
not mince words f. sözünü sakınmadan konuşmak
not mince your words f. açık açık konuşmak
not mince your words f. sözünü esirgememek
not mince your words f. dobra dobra konuşmak
not mince words f. sözünü esirgememek
not mince words f. açık açık konuşmak
not mince your words f. sözünü sakınmadan konuşmak
you never mince words expr. hiç sözünü sakınmazsın
Mutfak
mince pie i. börek
soup made with chickpeas and small mince dumplings i. yuvarlama
beef mince i. dana kıyma
mince pie i. noel zamanında geleneksel olarak servis edilen kurutulmuş meyve ve baharatlar ile doldurulmuş ingiliz menşeli bir turta
mince-meat i. ince kıyılmış et
mince-meat i. ince kıyılmış haşlanmış et, elma gibi malzemelerin iç yağı, baharat ve kuru üzümle karışımı
mince-meat i. kıyma
Argo
mince pie i. göz
as thick as mince expr. geri zekalı
thick as mince expr. kalın kafalı
thick as mince expr. geri zekalı
as thick as mince expr. kalın kafalı
İngiliz Argosu
mince pies i. gözler