| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | mummy i. | mumya | ||
|
The Mummy Museum is 1 km away. Mumya Müzesi 1 km uzaklıktadır. More Sentences |
||||
| Genel | mummy ünl. | anneciğim | ||
|
Mummy, this hospital is where I work. Anne, bu hastane benim çalıştığım yer. More Sentences |
||||
| Genel | mummy ünl. | anne | ||
|
On TV we saw Mummy's office in flames. Televizyonda annemizin bürosunu alevler içinde gördük. More Sentences |
||||
| Genel | mummy i. | eskiden ilaç olarak kullanılan ve toz haline getirilmiş insan veya hayvan parçalarını içeren karışım | ||
| Genel | mummy i. | şans eseri korunagelmiş ceset | ||
| Genel | mummy i. | mumya gibi bitkin kimse | ||
| Genel | mummy i. | çürüyüp kuruyarak buruşmuş meyve | ||
| Genel | mummy i. | et kitlesi | ||
| Genel | mummy i. | küspe kitlesi | ||
| Genel | mummy f. | mumyalaşmak | ||
| Genel | mummy f. | mumyalamak | ||
| Boyacılık | ||||
| Boyacılık | mummy i. | katranlı kahverengi bir pigment | ||
| Boyacılık | mummy i. | kahverenginin gri-sarımsı bir tonu | ||
| Boyacılık | mummy i. | sarı yaldız renginden daha soluk bir ton | ||
| Boyacılık | mummy i. | sarımsı kahverenginin bir tonu | ||