| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | anne i. | kadın ismi |
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | anne | mother i. | ||
|
Her mother won't let her go on the trip alone. Annesi yolculuğa yalnız çıkmasına izin vermiyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | anne | maternal s. | ||
|
Particular attention will be paid to maternal health. Anne sağlığına özel önem verilecektir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | anne | mom i. | ||
|
My mom will take me from here. Annem beni buradan götürecek. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | anne | mamma i. | ||
|
I received a letter from Mamma last week. Geçen hafta annemden bir mektup aldım. More Sentences |
||||
| Genel | anne | mama i. | ||
|
Papas and Mamas in Europe in their fifties and sixties own and manage their businesses traditionally. Avrupa'da ellili ve altmışlı yaşlardaki babalar ve anneler işlerini geleneksel olarak yürütüyorlar. More Sentences |
||||
| Genel | anne | mother i. | ||
|
Her mother won't let her go on the trip alone. Annesi yolculuğa yalnız çıkmasına izin vermiyor. More Sentences |
||||
| Genel | anne | ma i. | ||
|
Piper lived with her ma and pa on a farm. Piper, annesi ve babasıyla birlikte bir çiftlikte yaşıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | anne | mam i. | ||
|
When can we go for a swim, mam? Yüzmeye ne zaman gidebiliriz, anne? More Sentences |
||||
| Genel | anne | mammy i. | ||
|
How many eggs did mammy buy? Annem kaç yumurta aldı? More Sentences |
||||
| Genel | anne | mum i. | ||
|
Her mum didn't let her go for a sleepover. Annesi yatıya gitmesine izin vermedi. More Sentences |
||||
| Genel | anne | mummy ünl. | ||
|
On TV we saw Mummy's office in flames. Televizyonda annemin ofisinin alevler içinde olduğunu gördük. More Sentences |
||||
| Genel | anne | mum ünl. | ||
|
Her mum didn't let her go for a sleepover. Annesi yatıya gitmesine izin vermedi. More Sentences |
||||
| Genel | anne | mommy ünl. | ||
|
Sleep makes everything better and a cranky mommy can’t bond with baby. Uyku her şeyi daha iyi hale getirir ve huysuz bir anne bebekle bağ kuramaz. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | anne | mommy ünl. | ||
|
Sleep makes everything better and a cranky mommy can’t bond with baby. Uyku her şeyi daha iyi hale getirir ve huysuz bir anne bebekle bağ kuramaz. More Sentences |
||||
| Konuşma | ||||
| Konuşma | anne | momma ünl. | ||
|
My momma said it could take me anywhere. Annem beni her yere götürebileceğini söyledi. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | anne | mother i. | ||
|
Her mother won't let her go on the trip alone. Annesi yolculuğa yalnız çıkmasına izin vermiyor. More Sentences |
||||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | anne | dam i. | ||
|
The dam of a horse provides half of its genetic identity. Bir atın genetik kimliğinin yarısını anne at sağlar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | anne | maw i. | ||
| Genel | anne | mater i. | ||
| Genel | anne | female parent i. | ||
| Genel | anne | minny [scotland] i. | ||
| Genel | anne | mither [scotland] i. | ||
| Genel | anne | mooder [obsolete] i. | ||
| Genel | anne | genetrix i. | ||
| Genel | anne | mumsy i. | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | anne | old woman i. | ||
| Konuşma | ||||
| Konuşma | anne | minnie [scotland] i. | ||
| Argo | ||||
| Argo | anne | old lady i. | ||
| Argo | anne | old lady i. | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | anne | old lady i. | ||