| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | dam i. | baraj | ||
|
Building a dam on this river will produce thousands of dollars worth of electricity. Bu nehir üzerine bir baraj inşa etmek binlerce dolar değerinde elektrik üretecek. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | dam i. | baraj | ||
|
Building a dam on this river will produce thousands of dollars worth of electricity. Bu nehir üzerine bir baraj inşa etmek binlerce dolar değerinde elektrik üretecek. More Sentences |
||||
| Genel | dam f. | engellemek | ||
|
She dammed my statement while I was telling the truth about his wealth. Ben onun hakkında doğruları söylerken o benim sözlerimi engelledi. More Sentences |
||||
| Genel | dam f. | baraj kurma | ||
|
The government is planning to dam this river to control its stream. Hükümet bu nehrin akışını kontrol etmek için baraj kurmayı planlıyor. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | dam i. | baraj | ||
|
Building a dam on this river will produce thousands of dollars worth of electricity. Bu nehir üzerine bir baraj inşa etmek binlerce dolar değerinde elektrik üretecek. More Sentences |
||||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | dam i. | baraj | ||
|
Building a dam on this river will produce thousands of dollars worth of electricity. Bu nehir üzerine bir baraj inşa etmek binlerce dolar değerinde elektrik üretecek. More Sentences |
||||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | dam i. | anne | ||
|
The dam of a horse provides half of its genetic identity. Bir atın genetik kimliğinin yarısını anne at sağlar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | dam i. | bent | ||
| Genel | dam i. | toplama havuzu | ||
| Genel | dam i. | hazne | ||
| Genel | dam i. | set | ||
| Genel | dam i. | engel | ||
| Genel | dam i. | kanun maddesi | ||
| Genel | dam i. | kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm | ||
| Genel | dam i. | su bendi | ||
| Genel | dam i. | büğet | ||
| Genel | dam i. | baraj seddesi | ||
| Genel | dam i. | kent | ||
| Genel | dam f. | zapt etmek | ||
| Genel | dam f. | set çekmek | ||
| Genel | dam f. | baraj yapmak | ||
| Genel | dam f. | büğemek | ||
| Genel | dam N. | anne hayvan | ||
| Medya | ||||
| Medya | dam i. | gazete yazısı | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | dam i. | şedde | ||
| Teknik | dam i. | yüksek fırın ocağının önünü oluşturan ateş tuğlasından yapılmış duvar | ||
| Teknik | dam i. | yüksek fırın ocağının önünü oluşturan taş | ||
| Teknik | dam i. | hortumla doldurulup yangınla mücadelede kullanılan portatif su deposu | ||
| Teknik | dam f. | hasara uğramak | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | dam i. | su tutmak ve biriktirmek için bir ırmak veya suyoluna çekilen yapay set | ||
| İnşaat | dam f. | baraj kurmak | ||
| Maden | ||||
| Maden | dam i. | madenin bir bölümündeki su, ateş veya gazı çıkarmakta kullanılan bir bölme | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | dam i. | dam | ||
| Diş Hekimliği | ||||
| Diş Hekimliği | dam i. | diş tedavisinde dişin kuru kalmasını sağlamak için dişin etrafına geçirilen ince lastik kılıf | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | dam i. | (özellikle evcil) dişi hayvan | ||
| Hayvancılık | ||||
| Hayvancılık | dam i. | dişi ebeveyn hayvan | ||
| Hayvancılık | dam i. | anaç hayvan | ||
| Tarih | ||||
| Tarih | dam i. | 19-20. yüzyıllarda nepal'de kullanılan küçük bir madeni para | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | dam | partner i. | ||
| Genel | dam | stable i. | ||
| Genel | dam | clink i. | ||
| Genel | dam | jug i. | ||
| Genel | dam | roof i. | ||
| Genel | dam | jail i. | ||
| Genel | dam | housetop i. | ||
| Genel | dam | gaol i. | ||
| Genel | dam | lady partner i. | ||
| Genel | dam | theek [scottish] i. | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | dam | dam i. | ||
| İskambil | ||||
| İskambil | dam | queen i. | ||