anne - Turco Inglés Diccionario

anne

Significados de "anne" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
anne n. kadın ismi

Significados de "anne" en diccionario inglés turco : 30 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
anne mother n.
Her mother won't let her go on the trip alone.
Annesi yolculuğa yalnız çıkmasına izin vermiyor.

More Sentences
anne maternal adj.
Particular attention will be paid to maternal health.
Anne sağlığına özel önem verilecektir.

More Sentences
anne mom n.
My mom will take me from here.
Annem beni buradan götürecek.

More Sentences
General
anne mamma n.
I received a letter from Mamma last week.
Geçen hafta annemden bir mektup aldım.

More Sentences
anne mama n.
Papas and Mamas in Europe in their fifties and sixties own and manage their businesses traditionally.
Avrupa'da ellili ve altmışlı yaşlardaki babalar ve anneler işlerini geleneksel olarak yürütüyorlar.

More Sentences
anne mother n.
Her mother won't let her go on the trip alone.
Annesi yolculuğa yalnız çıkmasına izin vermiyor.

More Sentences
anne ma n.
Piper lived with her ma and pa on a farm.
Piper, annesi ve babasıyla birlikte bir çiftlikte yaşıyordu.

More Sentences
anne mam n.
When can we go for a swim, mam?
Yüzmeye ne zaman gidebiliriz, anne?

More Sentences
anne mammy n.
How many eggs did mammy buy?
Annem kaç yumurta aldı?

More Sentences
anne mum n.
Her mum didn't let her go for a sleepover.
Annesi yatıya gitmesine izin vermedi.

More Sentences
anne mummy interj.
On TV we saw Mummy's office in flames.
Televizyonda annemin ofisinin alevler içinde olduğunu gördük.

More Sentences
anne mum interj.
Her mum didn't let her go for a sleepover.
Annesi yatıya gitmesine izin vermedi.

More Sentences
anne mommy interj.
Sleep makes everything better and a cranky mommy can’t bond with baby.
Uyku her şeyi daha iyi hale getirir ve huysuz bir anne bebekle bağ kuramaz.

More Sentences
Colloquial
anne mommy interj.
Sleep makes everything better and a cranky mommy can’t bond with baby.
Uyku her şeyi daha iyi hale getirir ve huysuz bir anne bebekle bağ kuramaz.

More Sentences
Speaking
anne momma interj.
My momma said it could take me anywhere.
Annem beni her yere götürebileceğini söyledi.

More Sentences
Trade/Economic
anne mother n.
Her mother won't let her go on the trip alone.
Annesi yolculuğa yalnız çıkmasına izin vermiyor.

More Sentences
Archaic
anne dam n.
The dam of a horse provides half of its genetic identity.
Bir atın genetik kimliğinin yarısını anne at sağlar.

More Sentences
General
anne maw n.
anne mater n.
anne female parent n.
anne minny [scotland] n.
anne mither [scotland] n.
anne mooder [obsolete] n.
anne genetrix n.
anne mumsy n.
Colloquial
anne old woman n.
Speaking
anne minnie [scotland] n.
Slang
anne old lady n.
anne old lady n.
British Slang
anne old lady n.

Significados de "anne" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
anne baba katili parricide n.
anne ve çocuk mother and child n.
anne ve babası çalışan çocuk latchkey child n.
anne tarafından akraba enate n.
emziren anne nursing mother n.
bekar anne single mother n.
büyük anne grandma n.
anne sütü suck n.
padişahların erkek ve kız çoçukları ile anne ve eşlerine verilen unvan sultan n.
anne, baba parents n.
anne karnındaki yavru embryo n.
vaftiz anne sponsor n.
anne sevgisi maternal instincts n.
üvey anne baba foster parent n.
üvey anne stepmother n.
anne sevgisi maternal drive n.
anne sevgisi motherliness n.
anne baba adı parents names n.
çocuğun anne babasını cinsel ilişkisine şahit olması anı primal scene n.
büyük anne grandmother n.
anne sevgisi motherly love n.
hamile anne expectant mom n.
anne ve bebek mom and baby n.
anne karnındaki bebek fetus n.
anne karnındaki bebek unborn offspring n.
anne adayı expectant mother n.
anne adayı future mother n.
anne oğul mother and son n.
anne ve oğlu mother and son n.
anne adayı pregnant n.
anne sevgisi maternal love n.
anne baba sevgisi parental love n.
eğitici anne female private tutor n.
eğitici anne nursemaid n.
eğitici anne nurserymaid n.
eğitici anne governess n.
eğitici anne nanny n.
anne adı mother's name n.
anne tarafı mother's side n.
anne tarafı distaff side n.
anne ve çocuk ilişkileri mother-child relationship n.
anne adayı mother-to-be n.
süt anne milk-mother n.
anne babanın duyduğu korku parental fear n.
anne baba korkusu fear of parents n.
gözü yaşlı anne mothers in tears n.
gözü yaşlı anne grieved mother n.
gözü yaşlı anne lamenting mother n.
anne kız mother-daughter n.
gözü yaşlı anne grieving mother n.
noel anne mrs. claus n.
noel anne mrs. santa claus n.
bakıcı anne foster-mother n.
anne kızlık soyadı mother's maiden name n.
süt anne wetnurse n.
üvey anne stepdame n.
anne ve kız kardeş mother and sister n.
taşıyıcı anne surrogate mother n.
anne ve kızı mother and her daughter n.
anne ile kızı mother and daughter n.
taşıyıcı anne surrogate n.
öz anne birth mother n.
rahmetli anne late mother n.
rahmetli anne deceased mother n.
cici anne step mother n.
süt anne wet-nurse n.
süt anne amah n.
süt anne wet nurse n.
anne sütünün kesilmesi delactation n.
anne karnındaki bebek foetus n.
anne katili mother murderer n.
anne adayları mums-to-be n.
ev hanımı anne stay-at-home mom n.
anne baba eğitimi parental education n.
anne meseleleri mommy issues n.
anne babanın çocuklarına duyduğu sevgi familial love n.
anne babanın çocuklarına duyduğu sevgi storge n.
anne ve babası farklı ırklardan olan kimse mixed race n.
anne şefkati motherly affection n.
anne şefkati maternal affection n.
anne şefkati mother's affection n.
anne oğul diyalogları mother-son dialogues n.
anne tarafından büyük baba maternal grandfather n.
fikir, inanç yahut inanç sistemi, kültür aracılığıyla yayılan yahut anne babadan geçen kültürel miras, gözlemleme ya da iletişim araçları vasıtasıyla edinilen davranış şekli meme n.
koruyucu anne foster mother n.
süt anne nourice [scottish] n.
bakıcı anne nourice [scottish] n.
üvey anne adoptive mother n.
anne kökenli bir soyadı evelyn n.
wicca inancına ait tasvirlerde yaşlı kadın ve anne figürlerine eşlik eden, kız veya genç kadını simgeleyen tanrıça maiden n.
anne kökenli ad matronymic n.
anne tarafından akraba matrilineal kin n.
anne tarafından akraba olan kimse matrisib n.
yüksek saygı gören anne matriarch n.
anne tarafından gelen kan bağı veya akrabalık matriliny n.
kan bağının anne tarafından geçtiği akrabalık sistemi matriliny n.
anne tarafından akraba matrilineal sib n.
ailenin anne tarafından gelen akrabalık ilişkisi matriline n.
anne tarafından akrabalar matrikin n.
kraliçe anne tarzı mobilya queen-anne n.
anne kökenli bir soyisim hanna n.
koruyucu anne metapelet n.
annenin veya anne soyundan gelen bir atanınkinden türetilmiş bir isim metronymic n.
anne-çocuk ilişkisini andıran şey milk n.
anne kökenli bir soyadı harry n.
anne ve babası farklı ırklardan olan kimse miscegenate n.
anne figürü mother figure n.
üvey anne mother n.
anne hayvan dame n.
anne tarafından gelen soy descent by distaff n.
büyük anne ve büyük babanın ebeveynleri great grandparent n.
aracıyla çocuğunu okula bırakan ve spor müsabakalarına götüren tipik orta sınıf amerikalı anne hockey mom n.
(kısaca) anne mum n.
(ailede) anne tarafı distaff n.
anne, baba ve çocuk family n.
anne-babasız çocuk orphan n.
anne ile yavrusu arasındaki duygusal bağ silver cord n.
koruyucu anne foster dam n.
üvey anne fostress n.
koruyucu anne fostress n.
koruyucu anne foster-nurse n.
(çocuk dilinde) anne mama n.
anne babalık parenthood n.
en tatlı anne sweetest mother n.
anne tarafı spindle side n.
anne tarafı spindle n.
üvey anne-babalık stepparenting n.
üvey anne gibi zulmeden tip stepmother n.
anne-babacılık oyunu house n.
anne olmak become mother v.
anne olmak become a mother v.
anne gibi davranmak mother v.
anne adayı (olmak) (be a) mum to be v.
anne adayı olmak be pregnant v.
anne adayı olmak be an expectant mother v.
anne babasıyla yaşamak live with parents v.
anne sütü ile beslemek breastfeed v.
anne sütüyle beslemek breastfeed v.
anne gibi davranmak act like a mother v.
anne babasına isyan etmek rebel at one's parents v.
anne bakımına ihtiyaç duymak need a mother care v.
anne sözü dinlemek listen to one's mother v.
anne-baba ve çocuk arası bağ kurmak bond v.
anne gibi olmak mother v.
anne sütünü sağmak express breast milk v.
(anne hayvan) yavrusunu sahiplenmek own v.
anne baba bulmak parent v.
anne tarafından maternal adj.
anne tarafıyla ilgili enatic adj.
anne gibi motherlike adj.