| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | own f. | sahip olmak | ||
|
This ranch is owned by a lovely couple. Bu çiftliğin sahibi sevimli bir çift. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | own zm. | kendi | ||
|
You may be compromising your own retirement. Kendi emekliliğinizden ödün veriyor olabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | own i. | öz | ||
|
She was killed by her own sister. Öz kardeşi tarafından öldürüldü. More Sentences |
||||
| Genel | own f. | kabul etmek | ||
|
She eventually owned that I was right. Sonunda haklı olduğumu kabul etti. More Sentences |
||||
| Genel | own f. | sahip olmak | ||
|
This ranch is owned by a lovely couple. Bu çiftliğin sahibi sevimli bir çift. More Sentences |
||||
| Genel | own f. | kolayca yenmek | ||
|
Chelsea totally owned Fulham in last night's game. Chelsea dün geceki maçta Fulham'ı kolayca yendi. More Sentences |
||||
| Genel | own s. | kendine özgü | ||
|
Each country has its own history. Her ülkenin kendine özgü bir tarihi vardır. More Sentences |
||||
| Genel | own s. | kendine ait | ||
|
Other people's lives and games are their own. Başkalarının hayatları ve oyunları kendilerine aittir. More Sentences |
||||
| Genel | own s. | kendi | ||
|
She decided to establish her own company. Kendi şirketini kurmaya karar verdi. More Sentences |
||||
| Genel | own zf. | kendi | ||
|
That way you can start projects of your own. Bu şekilde kendi projelerinize başlayabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | own f. | sahip olmak | ||
|
This ranch is owned by a lovely couple. Bu çiftliğin sahibi sevimli bir çift. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | own i. | birine ait olan şey | ||
| Genel | own i. | mal | ||
| Genel | own i. | mülkiyet | ||
| Genel | own f. | doğrulamak | ||
| Genel | own f. | tanımak | ||
| Genel | own f. | malı olmak | ||
| Genel | own f. | malik olmak | ||
| Genel | own f. | itiraf etmek | ||
| Genel | own f. | teslim etmek | ||
| Genel | own f. | kabullenmek | ||
| Genel | own f. | elinden tutmak | ||
| Genel | own f. | -in sahibi olmak | ||
| Genel | own f. | (anne hayvan) yavrusunu sahiplenmek | ||
| Genel | own f. | yetkisini kabul etmek | ||
| Genel | own f. | itaat etmek | ||
| Genel | own f. | boyun eğmek | ||
| Genel | own f. | üstünlüğünü kabul etmek | ||
| Genel | own f. | güçlü olmak | ||
| Genel | own f. | üstün olmak | ||
| Genel | own f. | egemen olmak | ||
| Genel | own f. | hakim olmak | ||
| Genel | own f. | baskın gelmek | ||
| Genel | own f. | daha yetenekli olmak | ||
| Genel | own f. | önde olmak | ||
| Genel | own f. | tahakküm kurmak | ||
| Genel | own f. | esir etmek | ||
| Genel | own f. | baskı kurmak | ||
| Genel | own f. | hizmet ettirmek | ||
| Genel | own s. | özel | ||
| Genel | own s. | birine ait olan | ||
| Genel | own s. | bir şeye ait olan | ||
| Genel | own s. | birinin | ||
| Genel | own s. | bir şeyin | ||
| Genel | own s. | yakın ilişkili | ||
| Genel | own s. | doğrudan ilişkili | ||
| Genel | own s. | yakın akrabası olan | ||
| Genel | own s. | doğrudan kan bağı bulunan | ||
| Genel | own zm. | kendinin | ||
| Genel | own zm. | kendisinin | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | own i. | risk kendi rizikosu | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | own i. | sahip olunanları | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | own f. | hak iddia etmek | ||
| Eski Kullanım | own f. | maliki olduğunu iddia etmek | ||
| Eski Kullanım | own f. | hak talebinde bulunmak | ||
| Eski Kullanım | own f. | talep etmek | ||
| Eski Kullanım | own f. | kendisinin olduğunu iddia etmek | ||
| Eski Kullanım | own f. | onaylamak | ||
| Eski Kullanım | own f. | göz yummak | ||
| Eski Kullanım | own f. | desteklemek | ||
| Argo | ||||
| Argo | own f. | (özellikle video oyunu, yarışma veya maç) yenmek | ||
| Argo | own f. | mağlup etmek | ||
| Argo | own f. | üstün performans sergilemek | ||
| Argo | own f. | (diğerlerinin gözünü korkutacak ölçüde) iyi iş çıkarmak | ||
| Argo | own f. | (bilgisayar sistemine) yasa dışı süper kullanıcı erişimi sağlamak | ||
| Argo | own f. | (bilgisayar sisteminde) yasa dışı yönetici yetkisi almak | ||