named - Türkçe İngilizce Sözlük

named

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"named" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
named s. adlandırılan
Points are customarily named using capital letters of the alphabet.
Noktalar geleneksel olarak alfabenin büyük harfleri kullanılarak adlandırılır.

More Sentences
named s. adlı
The game was developed by a young Namco employee named Toru Iwatani.
Oyun, Toru Iwatani adlı genç bir Namco çalışanı tarafından geliştirildi.

More Sentences
named s. diye
I once knew somebody named Tom, but that was a long time ago.
Bir zamanlar Tom diye birini tanırdım; ama bu çok uzun zaman önceydi.

More Sentences
named s. adında
Once upon a time there lived a girl named Emma.
Bir zamanlar Emma adında bir kız yaşarmış.

More Sentences
named s. namında
named s. adı verilen
named s. isminde
Bilgisayar
named expr. adı
named expr. dosya adı

"named" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the above named firm i. mezkur firma
the above-named firm i. yukarıda zikredilen firma
be named f. adlandırılmak
be named f. adı verilmek
be named f. adlanmak
be named f. adını almak
be named as f. olarak adlandırılmak
be named f. isimlendirilmek
above-named s. yukarıda sözü edilen
above-named s. adı geçen
above-named s. evvelce söylenmiş
above-named s. adı geçen
un-named s. adsız
declined to be named s. adının açıklanmasını istemeyen
aptly named s. uygunca isimlendirilmiş
aptly named s. uygun olarak adlandırılmış
named as ed. olarak adlandırılmış
named as ed. adı verilen
Öbek Fiiller
be named after someone f. ismini birinden almak
İfadeler
the above named firm i. adı geçen firma
aptly-named s. hakettiği ismi ile
fka (formerly named as) expr. eski ismiyle
formerly named as expr. eski ismiyle
formerly named as expr. eski adıyla
fka (formerly named as) expr. eski adıyla
to be named later expr. ayrıntıları/adı daha sonra belirlenecek/açıklanacak
to be named later expr. şimdilik bilinen bu kadar
to be named later expr. adı sonra konulacak
Deyim
be named for (someone or something) f. (birinin veya bir şeyin) adını almak
be named for (someone or something) f. (birinin veya bir şeyin) ismi verilmek
be named after (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) ismi verilmek
be named after (someone or something) f. ismini (birinden/bir şeyden) almak
Resmi
first-named i. ilk bahsi geçen şey
first-named i. adı ilk geçen şey
Konuşma
are you named after someone? expr. ismini birinden mi aldın?
who are you named after? expr. ismini kimden aldın?
who are you named after? expr. adını kimden aldın?
who are you named after? expr. ismini (hangi aile büyüğünden vb) kimden aldın?
are you named after your grandfather? expr. ismini dedenden mi aldın?
Ticaret/Ekonomi
named vessel i. belirlenen gemi
named vessel i. belirtilen gemi
named port i. belirtilen liman
named ship i. belirtilen gemi
named policy i. gemi ve yükünün belirtildiği sigorta poliçesi
named port of destination i. belirlenmiş varış limanı
named port of shipment i. belirlenmiş yükleme limanı
Hukuk
however named or described expr. ne şekilde adlandırılmış veya tanımlanmış olursa olsun
Teknik
named pipe i. adlandırılmış geçit
gas filters and combined filters against specific named compounds i. özel isimli bileşiklere karşı gaz süzgeçleri ve birleşik süzgeçler
Bilgisayar
ascii named entities i. ascii karakterle isimlenmiş varlıklar
create a new calling card named i. yaratılacak yeni arama kartının adı
named pipes i. adlandırılmış iş aktarımı
named ranges i. adlandırılmış aralıklar
named entities i. isim verilmiş varlıklar
named pipes i. adlandırılmış kanallar
named format i. adlandırılmış biçim
code named s. kod adlı
named 2 in 3 expr. 2 içinde 3 adıyla
not named expr. adlandırılmadı
Bilişim
named pipe i. adlandırılmış iletim yolu
Telekom
named pipe i. adlandırılmış iletim yolu
Denizcilik
named policy i. gemi adının belirtildiği sigorta poliçesi
named departure point i. belirlenmiş hareket noktası
Gıda
from the named fruit (ftnf) expr. adlandırılmış meyveden
Askeri
named area of interest i. belirlenmiş komutanlık ilgi sahası