necessarily - Türkçe İngilizce Sözlük

necessarily

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

necessarily — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zorunlu olarak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌnɛsəˈsɛrəli/ – BrE /ˌnɛsəˈsærɪli/)
Terim Türü:
Zarf
Kaçınılmaz bir gereklilik sonucu gerçekleşmeyi anlatan zarftır. Necessary kökünden türemiştir. Mantıksal ve felsefi anlatılarda zorunluluk ilişkisini belirtir.
Eş Anlamlılar:
inevitably, unavoidably
Zıt Anlamlılar:
optionally

"necessarily" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
necessarily zf. ille
It doesn't necessarily mean that you're right.
Bu illa haklı olduğun anlamına gelmez.

More Sentences
necessarily zf. ille de
Tom doesn't necessarily have to go there by himself.
Tom ille de oraya tek başına gitmek zorunda değil.

More Sentences
necessarily zf. şart
Things that you see with your eyes are not necessarily true.
Gözünüzle gördüğünüz şeylerin doğru olması şart değil.

More Sentences
necessarily zf. muhakkak
You don't necessarily have to go to the airport to reconfirm your plane reservation.
Uçak rezervasyonunu teyit etmek için muhakkak havaalanına gitmek zorunda değilsin.

More Sentences
necessarily zf. zorunlu olarak
Until now, it has more or less been considered that we had two processes which did not necessarily converge.
Şimdiye kadar zorunlu olarak yakınsamayan iki sürecimiz olduğu az çok kabul ediliyordu.

More Sentences
necessarily zf. mutlaka
Some operations necessarily require anaesthesia.
Bazı ameliyatlar mutlaka anestezi gerektirir.

More Sentences
necessarily zf. ister istemez
necessarily zf. ister istemez
necessarily zf. mantıken
necessarily zf. herhalde
necessarily zf. zaruri olarak
necessarily zf. kaçınılmaz bir şekilde

"necessarily" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
not necessarily zf. aslında hayır
not necessarily zf. gerek yok
not necessarily zf. tam olarak değil
not necessarily zf. belli olmaz
not necessarily zf. olmasa da olur
İfadeler
possible but not necessarily expr. kesin olmasa da muhtemel
possible but not necessarily expr. olabilir ama şart değil
possible but not necessarily expr. kesin olmamakla birlikte mümkün
Konuşma Dili
not necessarily expr. çok da önemli değil
not necessarily expr. ille de