| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | noon i. | öğle | ||
|
The vote will take place on Thursday at 12 noon. Oylama Perşembe günü öğlen 12'de yapılacak. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | noon i. | öğlen | ||
|
I slept until noon. Öğlene kadar uyumuşum. More Sentences |
||||
| Genel | noon i. | öğle vakti | ||
|
Lunch is at noon. Öğle yemeği öğle vaktindedir. More Sentences |
||||
| Genel | noon i. | öğle | ||
|
The vote will take place on Thursday at 12 noon. Oylama Perşembe günü öğlen 12'de yapılacak. More Sentences |
||||
| Genel | noon i. | gün ortası | ||
| Genel | noon i. | en yüksek nokta | ||
| Genel | noon i. | en parlak nokta | ||
| Genel | noon i. | en iyi nokta | ||
| Genel | noon i. | doruk | ||
| Genel | noon i. | zirve | ||
| Genel | noon f. | zirveye ulaşmak | ||
| Genel | noon f. | doruğa ulaşmak | ||
| Genel | noon f. | en başarılı noktaya gelmek | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | noon i. | gece yarısı | ||