on-board - Türkçe İngilizce Sözlük

on-board

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

on-board — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bünyeye katmak, gemide/uçakta
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɒnbɔːrd/ – BrE /ˈɒnbɔːd/)
Terim Türü:
Fiil/Sıfat
Birini sisteme dâhil etmeyi ya da taşıtta bulunma hâlini anlatan birleşik yapıdır. Denizcilik kökenli kullanım modern kurumsal dile taşınmıştır. İş süreçlerinde entegrasyon anlamına gelir

"on-board" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
on-board s. uçaktaki
The passengers settled into their on-board cabins.
Yolcular uçak kabinlerindeki yerlerine yerleştiler.

More Sentences
on-board s. gemideki
Parliament's position is therefore maintained and self-handling has been restricted to on-board personnel.
Bu nedenle Parlamento'nun görüşü muhafaza edilmiş ve kendi kendini idare etme gemideki personelle sınırlandırılmıştır.

More Sentences
on-board zf. uçakta
The flight attendant welcomed the passengers on-board.
Uçuş görevlisi, yolcuları uçakta karşıladı.

More Sentences
on-board f. bünyeye katmak
on-board s. yerleşik
on-board s. üstüne takılı
on-board s. hemfikir olan
on-board s. destekleyen
on-board s. ulaşım aracında olan
on-board s. dahil olan
on-board s. iştirak eden
on-board s. gemide/uçakta
on-board zf. taşıtta
on-board zf. gemide
on-board zf. taşıtın içinde
on-board zf. taşıtın içine
on-board zf. dahil olarak
on-board zf. içinde olarak
Ticaret/Ekonomi
on-board f. (yeni çalışana) işinde başarılı olması için gerekli beceri ve bilgi konusunda yardımcı olmak
on-board f. (yeni müşteriyle) bilgi alışverişinde bulunmak
Teknik
on-board s. araca monte
Bilgisayar
on-board s. üstüne takılı
on-board s. üstünde
on-board s. yerleşik
Telekom
on-board s. tümleşik
on-board s. yerleşik

"on-board" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Teknik
on-board electrical wiring harnesses i. yüzeydeki elektrik tesisatı aksesuarları
on-board electrical wiring harnesses i. araç üzerindeki elektrik kablo donanımı
Bilgisayar
on-board floppy i. yerleşik disket
Bilişim
on-board computer i. yerleşik bilgisayar
on-board computer i. tümleşik bilgisayar
Telekom
on-board data handling i. uydu güverte veri işleme
on-board unit i. araca monteli birim
Otomotiv
speed limitation devices or similar speed limitation on-board systems of certain categories of motor vehicles i. motorlu araçların hız sınırlayıcı donanımları ve bunların takılması
on-board charger i. taşıt üzerindeki şarj edici
on-board fire extinguisher system i. araç üstü yangın söndürme düzeni
on-board diagnostics i. araç diyagnostik düzeni
on-board refueling vapor recovery system i. araç üstü yakıt dolum buharı geri kazanım düzeni
on-board cameras i. araç kameraları
on-board equipment i. araç üstü donanım
on-board diagnostics 3 i. araç diyagnostik düzeni 3
on-board diagnostics 1 i. araç diyagnostik düzeni 1
on-board charger i. araç üstü şarj aygıtı
on-board safety and security monitoring i. araç üstü güvenlik ve izleme
vehicle on-board radar i. araç radarı
on-board diagnostics 2 i. araç diyagnostik düzeni 2
european on-board diagnostics i. avrupa araç diyagnostik düzeni
on-board diagnostic system status i. diyagnostik düzen durumu
Denizcilik
on-board bill of lading i. yükleme konşimentosu