| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | opponents i. | rakipler | ||
|
Do not be late to catch your opponents in the digital world. Dijital dünyada rakiplerinizi yakalamak için geç kalmayın. More Sentences |
||||
| Genel | opponents i. | muhalifler | ||
|
Political opponents are simply treated as common criminals. Siyasi muhaliflere basitçe adi suçlu muamelesi yapılmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | opponents i. | karşı taraftakiler | ||
| Genel | opponents i. | düşmanlar | ||
| Genel | opponents i. | aleyhtarlar | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | have a three-point lead over his opponents f. | rakiplerine karşı üç puan önde olmak |
| Genel | have a six-point lead over his opponents f. | rakiplerine karşı altı puan önde olmak |
| Siyasal | ||
| Siyasal | republican opponents i. | cumhuriyetçi muhalifler |