oppression - Türkçe İngilizce Sözlük

oppression

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

oppression — Definition

Anlamı ve Tanımı:
baskı, zulüm
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈprɛʃən/ – BrE /əˈprɛʃən/)
Terim Türü:
İsim: oppression (uncountable)
Bir grup veya birey üzerinde uygulanan ağır ve sürekli baskı düzenini tanımlayan kelimedir. Aynı Latince kökten türemiştir ve yapısal süreklilik vurgusu taşır. Sosyoloji ve siyaset anlatılarında kurumsallaşmış baskı anlamına gelir

"oppression" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
oppression i. zulüm
They have been the symbols of their own oppression, but they have also been the symbols of famine.
Kendi zulümlerinin sembolü oldular ama aynı zamanda kıtlığın da sembolü oldular.

More Sentences
oppression i. baskı
Racial oppression is a serious problem in the sports industry.
Irkçı baskılar spor endüstrisinde ciddi bir sorundur.

More Sentences
oppression i. boyunduruk
Genel
oppression i. ezilme
In reality, this is an instrument which is intended to perpetuate women's oppression.
Gerçekte bu, kadınların ezilmesini sürdürmeyi amaçlayan bir araçtır.

More Sentences
oppression i. eziyet
oppression i. tazyik
oppression i. cefa
oppression i. güçlük
oppression i. zulmetme
oppression i. ağırlık
oppression i. sıkıntı
oppression i. ezme
oppression i. üzgü
oppression i. ceza
oppression i. bunalma
oppression i. istibdat
oppression i. aşırı baskı kuran şey
oppression i. sıkıntı yükleyerek yetkiyi adaletsizce ve zalimce kullanma
oppression i. zorla alma
oppression i. haraç kesme
oppression i. dertlerin altında ezilmiş (talihsizlik gibi sebeplerle)
oppression i. bunalım
oppression i. çöküntü
oppression i. halsizlik
oppression i. ezme
Hukuk
oppression i. eza verme
Medikal
oppression i. opresyon

"oppression" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
oppression and torment i. eza cefa
element of oppression i. baskı unsuru
sexual oppression i. cinsel baskı
islamic oppression i. islami baskı
face oppression f. baskı yaşamak
suffer oppression f. baskı yaşamak
suffer oppression f. baskı görmek
Hukuk
oppression remedy i. şirketler hukukuna göre bir şirket hissedarının hissesi bulunduğu şirkete karşı hissedarlık haklarıyla ilgili dava açma hakkı
Siyasal
political oppression i. siyasi baskı
political oppression i. politik baskı
political oppression i. siyasal baskı
Sosyal Bilimler
social oppression i. toplum baskısı
social oppression i. toplumsal baskı
disability oppression i. engellilere yönelik ayrımcılık
disability oppression i. fiziksel engelli insanlara yapılan ayrımcılık
disability oppression i. engelli ayrımcılığı
disability oppression i. fiziksel engellilik ayrımcılığı