| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | optimism i. | iyimserlik | ||
|
The Conference of the World Trade Organisation in Qatar in itself justifies tempered optimism. Dünya Ticaret Örgütü'nün Katar'daki konferansı bile başlı başına ılımlı bir iyimserliği haklı çıkarmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | optimism i. | olumlu düşünme | ||
|
There isn't any reason for optimism in our situation. Durumumuz hakkında olumlu düşünmemizi gerektirecek bir neden yok. More Sentences |
||||
| Felsefe | ||||
| Felsefe | optimism i. | iyimserlik | ||
|
The Conference of the World Trade Organisation in Qatar in itself justifies tempered optimism. Dünya Ticaret Örgütü'nün Katar'daki konferansı bile başlı başına ılımlı bir iyimserliği haklı çıkarmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | optimism i. | optimizm | ||
| Genel | optimism i. | nikbinlik | ||
| Genel | optimism i. | ümitli olma | ||
| Genel | optimism i. | güven | ||
| Genel | optimism i. | inanç | ||
| Genel | optimism i. | en iyisi olma | ||
| Genel | optimism i. | en iyisine hizmet etme | ||
| Genel | optimism i. | ihtimal dahilindeki en iyi durum | ||
| Felsefe | ||||
| Felsefe | optimism i. | leibniz'in yaşadığımız dünyanın muhtemel dünyalar arasında en iyisi olduğunu ileri sürdüğü öğretisi | ||
| Felsefe | optimism i. | evrenin sürekli geliştiği ve sonunda iyi niyetin kötülüğe galip geleceği inancı | ||
| Felsefe | optimism i. | gerçekliğin özünde iyi, bütünüyle iyi veya mümkün mertebe iyi olduğu fikri | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | mood of optimism i. | iyimser atmosfer | ||
| Genel | mood of optimism i. | olumlu hava | ||
| Genel | mood of optimism i. | iyimser hava | ||
| Genel | tragic optimism i. | trajik iyimserlik | ||
| Genel | excessive optimism i. | aşırı iyimserlik | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | cautious optimism i. | ihtiyatlı iyimserlik | ||
| Deyim | cautious optimism i. | tedbirli iyimserlik | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | elasticity optimism i. | esneklik iyimserliği | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | unnecessary anxiety or optimism i. | gereksiz anksiyete ya da iyimserlik | ||
| Psikoloji | ||||
| Psikoloji | tragic optimism i. | trajik optimizm | ||
| Psikoloji | learned optimism i. | öğrenilmiş iyimserlik | ||