otuz - Türkçe İngilizce Sözlük

otuz

"otuz" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
otuz thirty i.
I am thirty years old.
Otuz yaşındayım.

More Sentences
Matematik
otuz xxx i.
otuz thretty [obsolete] i.

"otuz" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
otuz ikilik not demisemiquaver i.
otuz sayısı (30, XXX) thirty i.
otuz saniye işareti thirty second note i.
otuz beş thirty five i.
otuz dört thirty four i.
otuz bir thirty one i.
otuz üç thirty three i.
otuz iki thirty two i.
otuz yedi thirty seven i.
otuz dokuz thirty nine i.
otuz sekiz thirty eight i.
otuz altı thirty six i.
serinin otuz ikinci elemanı thirty-two i.
otuz üçte birlik kısım thirty-third i.
otuz yedili grup thirty-seven i.
otuz ikinci thirty-second i.
otuz beşli grup thirty-five i.
otuz dokuzuncu thirty-ninth i.
otuz yedi birim thirty-seven i.
otuz üç elemanlı grup thirty-three i.
otuz yedinci thirty-seventh i.
otuz sekizli grup thirty-eight i.
serinin otuz altıncı elemanı thirty-six i.
otuz altıda birlik kısım thirty-sixth i.
otuz birde birlik kısım thirty-first i.
otuz iki elemanlı grup thirty-two i.
otuz altı birim thirty-six i.
otuz birim thirty i.
arap rakamlarıyla otuz ikinin simgelediği numara thirty-two i.
otuz ikide birlik kısım thirty-second i.
otuz beşinci thirty-fifth i.
otuz dörtte birlik kısım thirty-fourth i.
arap rakamlarıyla otuz altının simgelediği numara thirty-six i.
otuz üçüncü thirty-third i.
otuz yedide birlik kısım thirty-seventh i.
arap rakamlarıyla otuz birin simgelediği numara thirty-one i.
otuz beşte birlik kısım thirty-fifth i.
otuz sekizde birlik kısım thirty-eighth i.
arap rakamlarıyla otuz beşin simgelediği numara thirty-five i.
otuz sekizinci thirty-eighth i.
otuz sekiz birim thirty-eight i.
otuz bir birim thirty-one i.
serinin otuz sekizinci elemanı thirty-eight i.
otuz altıncı thirty-sixth i.
arap rakamlarıyla otuz sekizin simgelediği numara thirty-eight i.
otuz üyeli olan şey thirty i.
otuz birli grup thirty-one i.
otuz beş birim thirty-five i.
arap rakamlarıyla otuz yedinin simgelediği numara thirty-seven i.
otuz birinci thirty-first i.
otuz üç birim thirty-three i.
otuz dördüncü thirty-fourth i.
otuz iki birim thirty-two i.
otuz altılı grup thirty-six i.
otuz dokuzda birlik kısım thirty-ninth i.
arap rakamlarıyla otuz üçün simgelediği numara thirty-three i.
otuz iki eş parçadan her biri one-thirty-second i.
otuz ikide bir one-thirty-second i.
yaklaşık otuz dönüme denk bir ölçü birimi farthingland [obsolete] i.
otuz yaş thirties i.
otuz yaş thirty i.
ücretsiz otuz gün uzaklaştırma almak be suspended thirty days without pay f.
tasdik deklarasyonunun otuz dokuz maddesini yüksek sesle okumak read one's self in f.
otuz yaşlarında thirty something s.
otuz ikinci thirty second s.
otuz-üçüncü thirty-third s.
otuz sekizinci thirty eighth s.
otuz üçüncü thirty third s.
otuz yedinci 37th s.
otuz birinci thirty first s.
otuz dokuzuncu 39th s.
otuz üçüncü 33rd s.
otuz yedinci thirty seventh s.
otuz sekizinci 38th s.
otuz ikinci 32nd s.
otuz beşinci 35th s.
otuz dördüncü thirty fourth s.
otuz altıncı 36th s.
otuz dokuzuncu thirty ninth s.
otuz altıncı thirty sixth s.
otuz birinci 31st s.
otuz dördüncü 34th s.
otuz beşinci thirty fifth s.
otuz üçte bir thirty-third s.
otuz adet thirty s.
otuz bir adet thirty-one s.
otuz iki adet thirty-two s.
otuz altı adet thirty-six s.
otuz sekiz adet thirty-eight s.
otuz sekizde bir thirty-eighth s.
otuz ikide bir thirty-second s.
otuz dörtte bir thirty-fourth s.
otuz altıda bir thirty-sixth s.
otuz birde bir thirty-first s.
otuz beş adet thirty-five s.
otuz dokuzda bir thirty-ninth s.
otuz yedide bir thirty-seventh s.
otuz üç adet thirty-three s.
otuz beşte bir thirty-fifth s.
otuz yedi adet thirty-seven s.
otuz yılda olan tricennial s.
otuz yıllık tricennial s.
otuz yılda olan tricennarious s.
otuz yıllık tricennarious s.
yüz otuz beşinci hundred-and-thirty-fifth s.
yüz otuz beş one hundred thirty-five s.
yüz otuz olan one hundred thirty s.
yüz otuz cxxx s.
yüz otuz beş cxxxv s.
otuz dakikada bir olan semihoral s.
son otuz yıldır for last 30 years zf.
son otuz yıldır for recent 30 years zf.
otuz yıldır for thirty years zf.
(bir şeylerin, birilerinin) otuz altısı thirty-six zm.
(bir şeylerin, birilerinin) otuz sekizi thirty-eight zm.
(bir şeylerin, birilerinin) otuz biri thirty-one zm.
(bir şeylerin, birilerinin) otuz ikisi thirty-two zm.
(bir şeylerin, birilerinin) otuz yedisi thirty-seven zm.
(bir şeylerin, birilerinin) otuz beşi thirty-five zm.
(bir şeylerin, birilerinin) otuz üçü thirty-three zm.
Konuşma Dili
otuz yaşlarında thirtyish s.
otuz küsur (yaş) thirty-something s.
Deyim
otuz iki dişini göstererek gülme smiling like a cheshire cat i.
otuz iki diş sırıtma coprophagous grin i.
otuz iki dişini göstermek grin like a cheshire cat f.
otuz iki dişini göstererek gülmek grin like a cheshire cat f.
otuz iki dişini göstererek sırıtmak grin like a cheshire cat f.
otuz yaşında olmasına rağmen yaşlı görünmek seem over-the-hill at thirty f.
otuz iki dişini göstererek gülmek be smiling like a cheshire cat f.
otuz iki dişini göstererek gülmek be grinning like a cheshire cat f.
otuz iki dişini göstererek gülmek smile like a cheshire cat f.
otuz iki dişi görünecek şekilde gülerek with a big grin expr.
Konuşma
benim otuz sene önceki halim this is me thirty years ago i.
ben otuz üç yaşındayım I am thirty three years old expr.
otuz yaşındayım I am thirty years old expr.
otuz dakika oldu been thirty minutes expr.
Ticaret/Ekonomi
otuz gün içerisinde ödenebilen banka mevduatı demand deposit i.
Teknik
otuz dakikalık aralarla half-hourly s.
otuz yüzlü (kristal) triacontahedral s.
Bilgisayar
otuz günlük deneme 30 day trial i.
Tekstil
otuz iki beden giysi thirty-two i.
otuz altı beden giysi thirty-six i.
Denizcilik
pusulanın otuz iki yönünü sırasıyla söyleyebilmek box the compass f.
Baskı Teknikleri
otuz iki sayfalı sixteenmo s.
Matematik
otuz ikinci thirty-second part i.
otuz beş xxxv i.
otuz iki xxxii i.
otuz ikinci one-thirty-second i.
otuz altı xxxvi i.
otuz sekiz xxxviii i.