parlour - Türkçe İngilizce Sözlük

parlour

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

parlour — Definition

Anlamı ve Tanımı:
salon, oturma odası
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpɑːrlər/ – BrE /ˈpɑːlə/)
Terim Türü:
İsim: parlour (parlours)
Britanya İngilizcesinde yaygın olan, evin sosyal kullanım alanını bildiren kelimedir. Aynı kök ailesinden gelen parlor ile anlamdaş olan yapı, yazım farklılığıyla ayırt edilir.
Eş Anlamlılar:
parlor, lounge
Zıt Anlamlılar:
bedroom (contextual)

"parlour" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
parlour i. salon
They welcomed us to the parlour of their house.
Bizi evlerinin salonuna buyur ettiler.

More Sentences
parlour i. oturma odası
parlour i. küçük salon
parlour i. görüşme salonu
parlour i. tek tip ürün satan veya bir alanda hizmet sunan dükkan/işyeri
parlour i. parluvar

"parlour" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pizza parlour i. pizzacı
beauty parlour i. güzellik salonu
milking parlour i. süt sağım odası
beauty parlour i. güzellik merkezi
sun parlour i. solaryum
sun parlour i. güneşlenme salonu
billiard parlour i. bilardo salonu
sun parlour i. cam ev
sun parlour i. cam oda
funeral parlour i. cenaze evi
massage parlour [uk] i. masaj salonu
ice-cream parlour i. dondurmacı
ice-cream parlour i. dondurma dükkanı
tea parlour i. çay ve hafif yiyeceklerin servis edildiği dükkan
tea parlour i. çayevi
beer parlour [canada] i. birahane
parlour car i. günlük yolculuklarda kullanılan ve bireysel koltuklar için ekstra ücret ödenen yolcu vagonu
parlour [uk] i. sağımhane
parlour [uk] i. ineklerin sağıldığı bina
parlour [uk] i. süt sağım odası
parlour game i. özel ekipman gerektirmeksizin iç mekanda oynanabilen oyun
parlour [uk] i. özel odaya benzetilen şey
parlour [uk] i. kamusal binada sohbet veya dinlenme odası
parlour [uk] i. manastırda rahip veya rahibelerin buluşup sohbet ettikleri oda
parlour [uk] i. pasta ve meşrubat satan küçük dükkan
parlour [uk] s. salona uygun
parlour [uk] s. kendi eyleme geçmeksizin gaza getiren
parlour [uk] s. oturduğu yerden destekleyen
parlour [uk] s. salonda kullanılan
Siyasal
parlour game i. kasıtlı olarak belirsiz veya kafa karıştırıcı bir dil kullanma
Ulaştırma
parlour car i. günübirlik yolculuk yapılan araba
Tarım
abreast milk parlour i. paralel duraklı sağım odası
herringbone milking parlour i. balıksırtı duruşlu sağım odası
milking parlour i. süt sağım odası
Hayvancılık
milking parlour i. sağımhane
herringbone milking parlour i. balık kılçığı sağım ünitesi
herringbone milking parlour i. balıkkılçığı sağım sistemi
Müzik
parlour grand piano i. küçük boyutlu bir kuyruklu piyano
parlour grand i. küçük boyutlu bir kuyruklu piyano
Argo
massage parlour i. kerhane
massage parlour i. genelev