| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | pepper i. | biber | ||
|
Peppers can add a different taste to the stew. Biber, güvece ayrı bir tat katabilir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | pepper i. | karabiber | ||
|
He put extra pepper into his soup. Çorbasına fazladan karabiber koydu. More Sentences |
||||
| Genel | pepper f. | (sorularıyla) terletmek | ||
|
The journalists peppered the megastar with difficult questions. Gazeteciler, ünlü yıldızı zor sorularıyla terletti. More Sentences |
||||
| Genel | pepper f. | (kurşun) yağdırmak | ||
|
The mafia peppered the journalist's car. Mafya, gazetecinin arabasına kurşun yağdırdı. More Sentences |
||||
| Genel | pepper f. | biber eklemek | ||
|
Sonia told the waiter she didn't want her steak peppered. Sonia, bifteğine biber eklenmesini istemediğini garsona söyledi. More Sentences |
||||
| Genel | pepper f. | (soru) yağmuruna tutmak | ||
|
The celebrity escaped from being peppered by reporters. Ünlü isim, muhabirler tarafından soru yağmuruna tutulmaktan kaçtı. More Sentences |
||||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | pepper i. | biber | ||
|
Peppers can add a different taste to the stew. Biber, güvece ayrı bir tat katabilir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | pepper i. | kırmızıbiber | ||
| Genel | pepper i. | acı kırmızı biber | ||
| Genel | pepper i. | biberlik | ||
| Genel | pepper i. | ham pamukta safsızlık göstergesi olarak bulunan yaprak parçacıkları | ||
| Genel | pepper i. | beyzbol veya softbolda ısınma egzersizleri | ||
| Genel | pepper i. | acı biber | ||
| Genel | pepper f. | toz biber koymak | ||
| Genel | pepper f. | biberlemek | ||
| Genel | pepper f. | pul biber koymak | ||
| Genel | pepper f. | üzerine biber ekmek | ||
| Genel | pepper f. | biber gibi serpmek | ||
| Genel | pepper f. | küçük noktacık veya izlerle kaplamak | ||
| Genel | pepper f. | atış yağmuruna tutmak | ||
| Genel | pepper f. | iğneleyici veya kışkırtıcı bir yazı yazmak | ||
| Genel | pepper f. | hızlı hızlı dövmek | ||
| Genel | pepper f. | biber serper gibi serpmek | ||
| Genel | pepper f. | tanecikler halinde saçmak | ||
| Genel | pepper f. | küçük parçacıklar saçmak | ||
| Genel | pepper f. | üzerine bir şey serpmek | ||
| Genel | pepper f. | çok sayıda küçük şeyle kaplamak | ||
| Genel | pepper f. | bir şeyi sık sık eklemek | ||
| Genel | pepper f. | serpmek | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | pepper i. | karabiber bitkisi | ||
| Botanik | pepper i. | adında biber geçtiği halde biberle ilişkisi bulunmayan çeşitli bitkilere verilen ad | ||
| Botanik | pepper s. | karabiber familyasıyla ilgili | ||
| Botanik | pepper s. | karabiber familyasından olan | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | pepper f. | zührevi hastalık bulaştırmak | ||
| Eski Kullanım | pepper f. | çiçek hastalığı bulaştırmak | ||
| Eski Kullanım | pepper f. | iltifat yağmuruna tutmak | ||