pixel - Türkçe İngilizce Sözlük

pixel

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pixel — Definition

Anlamı ve Tanımı:
piksel
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpɪksəl/ – BrE /ˈpɪksəl/)
Terim Türü:
İsim: pixel (pixels)
Dijital görüntüyü oluşturan en küçük görsel birimi tanımlayan teknik terimdir. Picture element ifadesinin kısaltılmasıyla oluşmuştur. Bilgisayar grafikleri, görüntü işleme ve ekran teknolojilerinde çözünürlük ve kalite ölçümü için kullanılmaktadır.
Eş Anlamlılar:
picture element

"pixel" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Bilgisayar
pixel i. piksel
The high-resolution display contained millions of pixels.
Yüksek çözünürlüklü ekranda milyonlarca piksel vardı.

More Sentences
Telekom
pixel i. piksel
The high-resolution display contained millions of pixels.
Yüksek çözünürlüklü ekranda milyonlarca piksel vardı.

More Sentences
Otomotiv
pixel i. piksel
The high-resolution display contained millions of pixels.
Yüksek çözünürlüklü ekranda milyonlarca piksel vardı.

More Sentences
Bilgisayar
pixel i. benek
pixel i. bilgisayar ekranında görüntüyü oluşturan küçük noktacıklar
pixel i. görüntü noktası
pixel i. görüntü öğesi piksel
pixel i. görüntü öğesi
pixel i. imgecik
Telekom
pixel i. benek
pixel i. gözek
pixel i. görüntü elemanı

"pixel" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Bilgisayar
pixel picture element kısalt.

"pixel" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Teknik
pixel map i. piksel haritası
active pixel sensor i. etkin piksel algılayıcısı
Bilgisayar
pixel catalog i. pixel kataloğu
pixel web site i. pixel web sitesi
pixel refund i. pixel iadesi
pixel diameter i. piksel çapı
pixel grid i. piksel kılavuzu
pixel statement i. pixel ekstresi
pixel envelope i. pixel zarfı
pixel map i. imgecik haritası
pixel quote i. pixel fiyat teklifi
pixel invoice i. pixel faturası
pixel map i. piksel haritası
pixel fax cover i. pixel faks kapak sayfası
pixel calendar i. pixel takvimi
pixel pattern i. piksel deseni
pixel shifting i. piksel kaydırma
pixel resolution i. piksel çözünürlük
pixel to pixel zf. piksel piksel
Bilişim
pixel structure i. piksel yapısı
pixel pitch i. piksel aralığı
pixel density i. piksel yoğunluğu
Telekom
dark reference pixel i. karanlık referans beneği
pixel timing i. benek zamanlaması
defective pixel i. kusurlu benek
pixel-to-pixel crosstalk i. benekten beneğe çapraz karışma
Argo
pixel peeping i. dijital bir görüntünün çözünürlüğünü, netliğini ve kalitesini en ince ayrıntısına kadar işleme
pixel peeper i. dijital bir görüntünün çözünürlüğünü, netliğini ve kalitesini en ince ayrıntısına kadar işleyen kimse
pixel peeping i. dijital bir görüntüyü piksel piksel/en ince ayrıntısına kadar inceleyip düzeltme
pixel peeper i. dijital bir görüntüyü piksellerine kadar inceleyen kimse
pixel peeper i. dijital bir görüntüyü en ince ayrıntısına kadar inceleyip düzelten kimse
pixel peeping i. dijital bir görüntüyü piksellerine kadar inceleyip düzeltme
pixel peeping i. dijital bir görüntüyü piksellerine kadar inceleme
pixel peeper i. dijital bir görüntüyü piksel piksel/en ince ayrıntısına kadar inceleyip düzelten kimse
pixel peeper i. dijital bir görüntünün çözünürlüğü, netliği ve kalitesi konusunda çok hassas/dikkatli kimse
pixel peeper i. dijital bir görüntüyü piksellerine kadar inceleyip düzelten kimse
pixel peeping i. dijital bir görüntüyü en ince ayrıntısına kadar inceleyip düzeltme
pixel peep f. dijital bir görüntüyü piksel piksel/en ince ayrıntısına kadar inceleyip düzeltmek
pixel peep f. dijital bir görüntüyü en ince ayrıntısına kadar inceleyip düzeltmek
pixel peep f. dijital bir görüntüyü piksellerine kadar incelemek
pixel peep f. dijital bir görüntüyü piksellerine kadar inceleyip düzeltmek
pixel peep f. dijital bir görüntünün çözünürlüğünü, netliğini ve kalitesini en ince ayrıntısına kadar işlemek