| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | placeholder i. | yer tutucu | ||
|
It is a term that doctors use as a placeholder for diagnosis. Doktorların teşhis için yer tutucu olarak kullandıkları bir terimdir. More Sentences |
||||
| Bilişim | ||||
| Bilişim | placeholder i. | yer tutucu | ||
|
It is a term that doctors use as a placeholder for diagnosis. Doktorların teşhis için yer tutucu olarak kullandıkları bir terimdir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | placeholder i. | (başka bir şeyin) yerine geçen | ||
| Genel | placeholder i. | vekil | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | placeholder i. | vekil | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | placeholder i. | ayrılmış bilgi alanı | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | placeholder i. | ayrılmış bilgi alanı | ||
| Bilgisayar | placeholder i. | yertutucu | ||
| Matematik | ||||
| Matematik | placeholder i. | yer tutucu sembolü | ||
| Matbaa | ||||
| Matbaa | placeholder i. | metin arasına geçici yer kaplaması için eklenmiş uydurma metin | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Bilgisayar | ||
| Bilgisayar | digit placeholder i. | basamak yer tutucusu |
| Bilgisayar | picture placeholder i. | resim yer tutucuları |
| Bilgisayar | check for title and placeholder text off slide expr. | başlık ve yerbelirleyici metninin slaydın dışında olup olmadığını denetle |
| Bilgisayar | edit placeholder object expr. | yerbelirleyici nesnesi düzenle |