| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | population i. | nüfus | ||
|
The world's population is growing excessively. Dünya nüfusu aşırı derecede artmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | population i. | ahali | ||
|
Only 10 per cent of the population consists of farmers. Ahalinin sadece yüzde 10'u çiftçilerden oluşuyor. More Sentences |
||||
| Genel | population i. | nüfus | ||
|
The world's population is growing excessively. Dünya nüfusu aşırı derecede artmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | population i. | popülasyon | ||
|
It is true that fish populations are experiencing difficulties and that it is necessary to adopt urgent measures. Balık popülasyonlarının zorluklar yaşadığı ve acil önlemler alınması gerektiği doğrudur. More Sentences |
||||
| Genel | population i. | halk | ||
|
What is more, does helping countries really mean helping their populations? Dahası, ülkelere yardım etmek gerçekten halklarına yardım etmek anlamına mı geliyor? More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | population i. | halk | ||
|
What is more, does helping countries really mean helping their populations? Dahası, ülkelere yardım etmek gerçekten halklarına yardım etmek anlamına mı geliyor? More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | population i. | popülasyon | ||
|
It is true that fish populations are experiencing difficulties and that it is necessary to adopt urgent measures. Balık popülasyonlarının zorluklar yaşadığı ve acil önlemler alınması gerektiği doğrudur. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | population i. | ahali | ||
|
Only 10 per cent of the population consists of farmers. Ahalinin sadece yüzde 10'u çiftçilerden oluşuyor. More Sentences |
||||
| Siyasal | population i. | nüfus | ||
|
The world's population is growing excessively. Dünya nüfusu aşırı derecede artmaktadır. More Sentences |
||||
| Gıda | ||||
| Gıda | population i. | popülasyon | ||
|
It is true that fish populations are experiencing difficulties and that it is necessary to adopt urgent measures. Balık popülasyonlarının zorluklar yaşadığı ve acil önlemler alınması gerektiği doğrudur. More Sentences |
||||
| Biyokimya | ||||
| Biyokimya | population i. | toplum | ||
|
Macro-economic progress has yet to trickle down into tangible economic benefits for the population at large. Makro-ekonomik ilerleme henüz toplumun geneli için somut ekonomik faydalara dönüşmemiştir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | population i. | bir ülkede veya bölgede yaşayanların toplam sayısı | ||
| Genel | population i. | şenlik | ||
| Genel | population i. | sekene | ||
| Genel | population i. | iskan etme | ||
| Genel | population i. | nüfuslandırma | ||
| Genel | population i. | bölge halkı | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | population i. | kütle | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | population i. | kitle | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | population i. | boş alanları doldurma | ||
| Gıda | ||||
| Gıda | population i. | yoğunluk | ||
| Matematik | ||||
| Matematik | population i. | (istatistiksel değerlendirme için) numune alınan grup | ||
| İstatistik | ||||
| İstatistik | population i. | anakitle | ||
| İstatistik | population i. | evren | ||
| İstatistik | population i. | yığın | ||
| Biyoloji | ||||
| Biyoloji | population i. | belirli bir habitatta yaşayan organizmalar | ||
| Biyoloji | population i. | (türleşmenin başladığı noktada) birbirine karışan biyotip grubu | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | population i. | populasyon | ||
| Gökbilim | ||||
| Gökbilim | population i. | popülasyon i yıldızı | ||
| Gökbilim | population i. | popülasyon ii yıldızı | ||
| Eğitim | ||||
| Eğitim | population i. | araştırma evreni | ||
| Eğitim | population i. | evren | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | population i. | evren | ||