| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | pram i. | çocuk arabası | ||
|
The baby lay peacefully asleep in her pram. Bebek, çocuk arabasında huzur içinde uyuyordu. More Sentences |
||||
| Genel | pram i. | bebek arabası | ||
|
My wife bought a new pram. Karım yeni bir bebek arabası aldı. More Sentences |
||||
| Genel | pram i. | düz burunlu sandal/ tekne | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | pram ramp [au] i. | kaldırım rampası | ||
| Genel | pram [uk] i. | seyyar araba | ||
| Genel | pram [uk] f. | (çocuğu) bebek arabası ile gezdirmek | ||
| Genel | pram [uk] f. | bebek arabasıyla gezdirir gibi dolaştırmak | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | throw one's toys out of the pram f. | gereksiz veya önemsiz bir şeyden dolayı sinirlenmek | ||
| Deyim | get out of your pram [uk] f. | çileden çıkmak | ||
| Deyim | get out of your pram [uk] f. | agresifleşmek | ||
| Deyim | get out of your pram [uk] f. | tepesi atmak | ||
| Deyim | get out of your pram [uk] f. | çok sinirlenmek | ||
| Deyim | throw your toys out of the pram f. | çocuk gibi mızmızlanmak | ||
| Deyim | throw your toys out of the pram f. | gereksiz veya önemsiz bir şeyden dolayı sinirlenmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | pram signal i. | çocuk arabası işaret lambası | ||
| Argo | ||||
| Argo | pram face [uk] i. | genç anne | ||
| Argo | pram face [uk] i. | küçük avrat | ||
| Argo | pram face [uk] i. | ergenlik döneminde anne olmuş zavallı kadın | ||
| Star Wars | ||||
| Star Wars | hovering pram i. | uçan beşik | ||