prescribed - Türkçe İngilizce Sözlük

prescribed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

prescribed — Definition

Anlamı ve Tanımı:
reçete edilmiş, belirlenmiş
Okunuş (IPA):
(AmE /prɪˈskraɪbd/ – BrE /prɪˈskraɪbd/)
Terim Türü:
Sıfat: prescribed
Yetkili bir kişi veya kural tarafından önceden saptanmış olan durumu niteleyen sıfattır. Latince praescribere (“önceden yazmak”) kökünden türemiştir. Tıp, hukuk ve idari düzenlemelerde uyulması gereken resmî talimatları ifade etmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
stipulated
Zıt Anlamlılar:
optional

"prescribed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Siyasal
prescribed s. kurallarla belirlenmiş
All employers should follow the prescribed dress code.
Tüm işverenler kurallarla belirlenmiş olan kıyafet standardına uymalıdır.

More Sentences
Medikal
prescribed s. reçeteli
Take your prescribed medicines with a small sip of water.
Reçeteli ilaçlarınızı küçük bir yudum su ile alın.

More Sentences
prescribed s. reçete edilmiş
For this reason, they are usually only prescribed for short-term use.
Bu nedenle, genellikle sadece kısa süreli kullanım için reçete edilirler.

More Sentences
Genel
prescribed s. kurallara bağlanmış
prescribed s. belirli bir prosedür izleyen
prescribed s. belirlenmiş
Siyasal
prescribed s. saptanmış
Medikal
prescribed s. doktor tarafından önerilen

"prescribed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
prescribed purifying alms i. zekat
be prescribed f. reçetelendirilmek
physician-prescribed s. doktorun verdiği (reçete vb)
physician-prescribed s. (doktor) reçeteli
prescribed by law zf. yasa gereği
İfadeler
within the prescribed time expr. belirtilen süre içinde
Ticaret/Ekonomi
prescribed dividends i. zamanında tahsil edilmediği için zaman aşımına uğramış temettü
within the prescribed time expr. belirtilen süre içinde
Hukuk
limit prescribed by law i. kanunun tayin ettiği hudud
prescribed term i. kanuni süre
be prescribed f. (dava) zaman aşımına uğramak
prescribed by law s. kanunla gösterilmiş
prescribed by law s. kanunda açıklanmış
no crime (can be committed), no punishment (can be imposed) without (having been prescribed by) a previous penal law expr. kanunsuz suç ve ceza olamaz
no crime (can be committed), no punishment (can be imposed) without (having been prescribed by) a previous penal law expr. ceza muhakkak kanuna dayanmalıdır
Siyasal
within the prescribed time i. tanınan süre içinde
prescribed time i. verilen süre
Teknik
prescribed microphone position i. önceden belirlenen mikrofon konumu
prescribed burning i. kontrollü yakma
under prescribed conditions expr. belirtilen şartlar altında
İnşaat
prescribed concrete i. tarif edilmiş beton
standardized prescribed concrete i. standarda göre tarif edilmiş beton
Medikal
prescribed industrial disease i. iş hastalığı
Psikoloji
prescribed role i. reçeteli rol
Çevre
prescribed nuclear stockage i. öngörülen nükleer stoklama
prescribed nuclear load i. öngörülen nükleer miktar
Askeri
prescribed nuclear stockage i. nükleer silah depolama kapasitesi
prescribed nuclear load i. nükleer kıt’a yükü
prescribed load i. kıta yükü
prescribed action link i. ateşlemeyi geciktirme cihazı