pulsing - Türkçe İngilizce Sözlük

pulsing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pulsing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
atar durumda, titreşimli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpʌlsɪŋ/ – BrE /ˈpʌlsɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat: pulsing
Düzenli atımlar hâlinde hareket eden durumu niteleyen sıfattır. Pulse kökünden türemiştir. Elektronik, biyoloji ve betimleyici anlatımlarda ritmik sürekliliği vurgular.
Eş Anlamlılar:
throbbing
Zıt Anlamlılar:
steady

"pulsing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pulsing i. (reklamcılıkta) nabız stratejisi
The company's marketing strategy involved pulsing its advertisements in order to generate interest in its product.
Şirketin pazarlama politikası, ürününe ilgi uyandırmak amacıyla reklamlarını nabız stratejisiyle yayınlamayı içeriyordu.

More Sentences
pulsing i. nabız gibi atma
pulsing i. nabız gibi atış
pulsing s. atar durumda
pulsing s. titreşimli
Teknik
pulsing i. vurma
Telekom
pulsing i. darbe gönderme
Askeri
pulsing i. palsla mayın temizleme

"pulsing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Teknik
end of pulsing signal i. darbe iletim sonu
Bilgisayar
multi-frequency pulsing i. çok frekanslı darbe gönderme
Bilişim
end-of-pulsing signal i. vurum iletim sonu işareti
Telekom
multifrequency pulsing i. çok frekanslı darbe gönderme
pulsing limit i. darbe gönderme sınırı
loop disconnect pulsing i. dahili hattan çıkmak için işaret gönderme
start of pulsing signal i. darbe işaretinin başlangıcı
dial pulsing i. arama işaret darbesi
revertive pulsing i. ters darbe işareti gönderme