putting - Türkçe İngilizce Sözlük

putting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"putting" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
putting i. koyma
putting i. yerleştirme
Spor
putting i. golfte hafif vuruş
putting i. golf vuruşu yapma
putting i. düz yüzlü golf sopalarıyla oynanan bir oyun

"putting" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 50 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
person putting on airs i. müstekbir
putting in order i. tanzim
putting out i. söndürme
putting up to tender i. eksiltme
putting in order i. sıralama
putting out i. itfa
putting to death i. öldürme
putting green i. golf egzersiz sahası
putting on a belt during a master ceremony according to an ahi-order i. şed kuşanma
putting pressure i. baskı uygulama
find off-putting f. yakışıksız bulmak
off-putting s. itici
off-putting s. uyumsuz
off-putting s. nahoş
off-putting s. rahatsız eden
off-putting s. tiksindirici
off-putting s. tiksindiren
off-putting s. soğutucu
İfadeler
putting aside the fact that expr. bir tarafa bırakırsak
putting aside the fact that expr. beraber
Konuşma Dili
an off-putting i. itici bir özellik
without putting too fine a point on it expr. bu konu üzerinde (çok/gereğinden) fazla durmadan
I'm putting you through to his secretary expr. sizi sekreterine aktarıyorum
Deyim
putting on the ritz i. caka satma
putting on the ritz i. havalı görünme
putting on the ritz i. şık ve zengin görünme
off-putting s. rahatsız edici
that's putting it mildly expr. bu en hafif tabiri
that's putting it mildly expr. bu söylem çok hafif kaldı
that's putting it mildly expr. bu kibarcası
that's putting it mildly expr. az bile söyledin
that's putting it mildly expr. bu söylem çok kibar kaldı
that's putting it mildly expr. bu söylem az bile
Konuşma
you see what I'm putting up with expr. nelere katlandığımı görüyor musun
you’re are putting all of us in danger expr. hepimizi tehlikeye atıyorsun
I hate putting up curtains expr. hiç sevmem perde takmasını
Ticaret/Ekonomi
putting into service f. hizmete sunmak
Televizyon
putting on film i. görüntüleme
Psikoloji
putting through i. ön-yaptırım
Dini
putting the hand under the thigh i. yahudilerde eski bir tür yemin formatı
Spor
putting green i. (golf sahasında) çukurun bulunduğu oyun alanının sonundaki sık biçilmiş çim alan
putting green i. pata alanı
putting surface i. (golf sahasında) pata alanı
putting iron i. pata alanında kullanılan sopa
putting stone i. putting oyununda kullanılan ağır taş
putting the shot f. gülle atmak
Osmanlıca
putting together i. telfik
Argo
pick up what (one) is putting down f. ne demek istediğini anlamak
pick up what (one) is putting down f. çakmak (anlamak)
pick up what (one) is putting down f. ne kast ettiğini/ima ettiğini anlamak