ran - Türkçe İngilizce Sözlük

ran

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"ran" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Irregular Verb
ran f. (geçmiş zamanda) run
Fight with all new weapons and playable characters such as Yu Jin, Zhu Ran and Fa Zheng.
Yepyeni silahlarla ve Yu Jin, Zhu Ran ve Fa Zheng gibi oynanabilir karakterlerle savaşın.

More Sentences
Mitoloji
ran i. iskandinav mitolojisinde deniz tanrıçası

"ran" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
also ran i. yarışmayı kaybetmiş kimse
also ran i. ilk üçe giremeyen at
also ran i. başarısızlığa uğrayan politikacı
ran into (run into) f. rastlamak
ran into (run into) f. rast gelmek
sov'ran s. mutlak
Atasözü
the course of true love never ran smoothly gerçek aşkın yolu inişli çıkışlıdır
the course of true love never ran smoothly gerçek aşk düz bir yol izlemez
Konuşma Dili
also-ran expr. başarısız kimse
also ran expr. yenilen kimse
also-ran expr. değersiz kimse
also ran expr. başarısız kimse
also-ran expr. kaybeden kimse
also ran expr. kaybeden kimse
also-ran expr. önemsiz kimse
also-ran expr. değersiz kimse
also ran expr. kaybeden kimse
also ran expr. başarısız kimse
also-ran expr. başarısız kimse
also-ran expr. kaybeden kimse
also-ran expr. önemsiz kimse
also ran expr. yenilen kimse
Deyim
also-ran i. başarısızlığa uğrayan politikacı
also-ran i. yenilen kimse
ran out of steam f. sıfırı tüketmek
a chill ran down one's back f. başından aşağı kaynar sular dökülmek
also-ran expr. ilk üçe giremeyen at
a shiver ran down (one's) spine expr. (birinin) tüylerinin ürpermesi
a shiver ran down (one's) spine expr. tüylerin diken diken olması
a shiver ran down (one's) spine expr. içi ürperme
a shiver ran down (one's) spine expr. ödü kopma
a shiver ran down (one's) spine expr. soğuk ter dökme
a shiver ran down (one's) spine expr. korkudan ürperme
a shiver ran up (one's) spine expr. ödü koptu
a shiver ran up (one's) spine expr. heyecandan titredi
a shiver ran up (one's) spine expr. korkudan ürperdi
a shiver ran up (one's) spine expr. tüyleri diken diken oldu
a shiver ran up (one's) spine expr. bir ürperti hissetti
a shiver ran up (one's) spine expr. soğuk terler döktü
a shiver ran up (one's) spine expr. tüyleri ürperdi
a shiver ran up (one's) spine expr. içi ürperdi
Konuşma
it ran out a couple days ago expr. birkaç gün önce bitti
you'll never guess who i ran across a few days ago expr. birkaç gün önce kime rastladım tahmin bile edemezsin
you'll never guess who I ran across a few days ago expr. bil bakalım birkaç gün önce kime rastladım
we ran a business together expr. birlikte iş yapıyorduk
we ran out of gas expr. benzinimiz bitti
you almost ran the light expr. neredeyse kırmızıda geçiyordun
they ran your name yesterday expr. dün senin adını araştırdılar
we ran out of money expr. paramız bitti
I ran out of money expr. param bitti
my phone ran out of charge expr. telefonunun şarjı bitti
my phone ran out of charge expr. telefonumun şarjı bitti
I ran a lot expr. çok koştum
I ran so much expr. çok koştum
I ran a lot expr. ben çok koştum
I ran so much expr. ben çok koştum
Otomotiv
cooling ran ecu i. soğutucu hareket motoru
Spor
also ran i. yarışmayı kaybeden sporcu
Kısaltma
ran (royal australian navy) i. avustralya kraliyet donanması